ağustos - eylül 2009
İş Rotası
Sayı : 12
English
French
Georgian

http://www.tavnewsport.com
İçindekiler
Anasayfa
CEO'dan
Gündem »
Gezi Notları »
Kapak Konusu
Risk&Kontrol
İş Rotası
Havacılık Trendleri
Yönetim
TAV Dünyası »
Sağlık
Cin Fikirler
Yaşam Döngüsü
Sosyal Bilgiler »
Güçlü Halka
Hayat Rotası
Ellerin Mücizesi
Ajanda »
Aktif Hayat »
Platform
Summary
Port Anket

TAV Esenboğa Genel Müdürü Nuray Demirer:

“TAV her zaman fark yaratmasını bilen bir şirket oldu”

TAV Grubu’nun, 10. yılını kutlayan ‘öncüleri’nden ve kariyerini, Türkiye’nin en büyük yapı projelerinde kazandığı deneyimlerle sağlamlaştırmayı bilmiş yöneticilerinden. Amiral gemisi İstanbul Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali’nin inşaat tozunu yutanlar arasında yer alan Genel Müdür Nuray Demirer, dünden bugüne TAV’ın geçmişinden de anlaşılacağı gibi en büyük gücü yüksek kalitedeki işi en hızlı şekilde yapması. TAV’ın hızını, güzel sanatlar öğrencilerinin resimlerine tuval olan duvarlardan söz ederken de TAV’ın fark yaratma gücünü vurguluyor ve ekliyor: “Amacımız yüksek kalitedeki işi en hızlı şekilde yaparak her zaman fark yaratmak.”
TAV'ın "amiral gemisi" İstanbul Atatürk Havalimanı'nın inşaat tozunu yutmuş TAV'lılardansınız. 10. yılınızı biz de içtenlikle kutlarız. Bizimle TAV'lı olma hikâyenizi paylaşır mısınız?
NURAY DEMİRER: İTÜ Mimarlık Fakültesi'nden mezun olduktan sonra, Ankara'da Tepe İnşaat'ta Bilkent Konutları’nın yapımında görev aldım. Proje tamamlandıktan sonra İstanbul'a gelerek Atatürk Havalimanı'nın yapım ekibine katıldım. Geliş katından sorumluydum ve havalimanı konusunda ilk deneyimlerimi burada elde ettim.

 NURAY DEMİRER
 TAV Esenboğa Genel Müdürü

 İşimden müthiş zevk aldığım bir dönemdi. Daha sonra Atatürk Havalimanı İç Hatlar Terminali'nin renovasyonunu gerçekleştirdik. Bu projede de kaliteyi çok kısa bir sürede yakalamayı başardık. TAV ruhu o zamandan belliydi ve o ruh hiç kaybolmadı. Daha sonra 2004 yılında teslim ettiğimiz Atatürk Havalimanı ilave tesis projesinde "construction manager" olarak yer aldım. Amacımız sadece iş programına uygunluk değil estetiğe de önem vermekti. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileri, apronla şantiye arasındaki 800 metrelik tanzim duvarını bir tuval gibi kullanarak, çok güzel resimlerle donattılar. Yolcular resimlere öylesine dalıp gidiyordu ki arkasındaki inşaatın kimse farkında değildi. Yani hedefimiz en başından beri işimizi en iyi şekilde yaparak fark yaratmak idi.

Başkent'e tekrar nasıl döndünüz?

N.D: Artık TAV'lı olmuştum; "Başkentimize yaraşır bir projeye seni gönderiyoruz" dediler ve Esenboğa Havalimanı inşaatına Proje Müdürü olarak atandım. 2004 yılında tarla halindeki bu alana geldik, yer tespitini gerçekleştirdik. İlk kazımızı yaptıktan sonra iki yıl yoğun bir çalışma içinde geçti. Çok hızlı çalışarak üç yılda bitmesi gereken bir projeyi bu süre dolmadan yaklaşık iki yıl içinde bitirdik. Yap -işlet- devret projesi oduğu için o bir yıl çok kritikti bizim için ve işletim süresine eklendi. Şantiyede iki yıl boyunca toplam 30 bin kişiyle, tek seferde minimum 3 bin kişiyle çalıştık. Gece yarısında 3 bin kişiyi giriş katına toplayıp yapılacak işlerle ilgili bilgi veriyordum. Toplantılarımızı sahada yapıyorduk ki, gerekli enerjiyi yakalayalım. Yoksa bitecek gibi bir proje değildi. Çok iyi bir ekiple, yüksek bir motivasyonla çalıştık. 13 Ekim 2006'da Başbakanımız Tayyip Erdoğan ve 17 ülkeden gelen temsilcilerin katılımıyla, çok etkileyici bir açılış eşiliğinde havalimanımızı işletmeye devrettik. Uygulama projeleri TAV Mimari Proje grubu tarafından geliştirilen bu tasarım bir Türk Grup olan ESSA’ya aitti. Devlet Hava Meydanları'nın 1998 yılında açtığı yarışmada, yedi kişilik jüriden tam not alarak 85 projeyi geride bırakan bir projeyi hayata geçirdik. Esenboğa Havalimanı, şimdi de yolculardan tam not alıyor.

Esenboğa Havalimanı tam başkente yaraşır bir bina oldu...

N.D: Ben bu havalimanını başketin sembolü bir heykel olarak görüyorum. Ama insanları ezmeyen bir anıt bina. Yolcular kendilerini sıcak bir ortamda, üzerlerinde bir kütle yokmuş gibi hissediyorlar. Ayrıca Esenboğa Havalimanı iç ve dış hatların aynı terminalde bulunduğu, Türkiye'nin tek havalimanı. Havalimanı öyle bir şekilde organize edildi ki otoparka arabanızı park ettikten 10 dakika sonra uçakta olabilirsiniz... Mimari özellikleri havalimanı içindeki mesafeleri kısaltıyor. Burada kimse gideceği yönü şaşırmaz. Bu sayede operasyon çok hızlı ve etkin bir şekilde yürüyor.



Malzemelerin kalitesi de göze çarpıyor. Çok şık bir havalimanı...

N.D: Dış kaplamasında doğal bir malzeme olan granit kullanıldı. Bina 40 yıl sonra da böyle yepyeni görünecek çünkü bu malzeme eskimiyor. Kaliteli ve dayanıklı malzeme kullandık. Örneğin korkuluklarda kullandığımız malzeme kaliteden ödün verilmeden yapıldığı için açılışımızdan bugüne hiçbir şekilde onarım yapmadık. İstanbul Atatürk Havalimanı'ndaki işletme tecrübemizle teknik ekibin deneyimlerini buraya aktardık. TAV'ın başarısında altını çizmemiz gereken en önemli nokta bu; insan kaynağına verilen önem ve doğru kişiyi doğru yerde kullanmak. Böylece deneyim katlanarak artıyor.

Şu anda Ankara Esenboğa Havalimanı'nda kaç kişi çalışıyor?

N.D: TAV çalışanları, tüm havayolları, yer hizmet kuruluşları ve devlet sektörü çalışanları olmak üzere toplam 6 bin 300 kişi çalışıyor. TAV içinde de İşletme, Güvenlik, ATÜ ve BTA ile birlikte 2 bin kişi diyebiliriz. Burası 24 saat yaşayan bir şehir gibi. 182 bin metrekare terminal alanımız var. Otoparkımız ise 4 bin 40 araçlık.

Anladığımız kadarıyla bu binanın teknolojik altyapısı da çok güçlü...

N.D: Kesinlikle. Bu binanın içini ve dışını gören herkes hayran kalıyor. Ama asıl teknolojik sistemleri çok gelişmiş. En başta 'baggage handling' dediğimiz, bagaj yönetim sistemi, check-in sırasında bagajı alıp uçağa kadar götürüyor. Bu arada bagaj üç kademeli güvenlik sisteminden, tomografi cihazlarından geçiyor. Şüpheli bagajlarda, bagaj ayrı bir bölgeye alınıyor ve imha ediliyor. Toplam 453 hareketli kamerayla, her noktayı görebiliyorsunuz. Çok güçlü bir güvenlik sistemine sahibiz. Ayrıca bu akıllı bir bina. İçeride sıcaklık biraz arttığında otomatik olarak düzenleme yapılıyor. Ortalama sıcaklık yaz-kış 21 derece; biz buna iklimlendirmenin konfor düzeyi diyoruz. Aydınlatma da aynı şekilde. Bir noktaya gün ışığı vurmadığında otomatik olarak aydınlatmalar devreye giriyor.



Ankara Esenboğa Havalimanı'nın hem yapımında hem de işletmesinde görevler üstlenen TAV Ankara Genel Müdürü Nuray Demirer, şimdi Ankara'yı uluslararası bir hub haline getirmek için ekibiyle birlikte kolları sıvamış durumda. TAV'ın şirket kültürüne uygun olarak, hedefleri yüksek tutan ve başarıya odaklanan Demirer ve Ankara ekibi, 'Nasıl?' yerine 'Niye olmasın?' diye sormaktan vazgeçmiyorlar.

Esenboğa Havalimanı'nı, çevre ve sürdürülebilir kalkınma kapsamında nasıl değerlendirebiliriz?

N.D: Tasarımın sürdürülebilir kalkınma ve kaynakların verimli kullanımı anlamında en büyük avantajı doğal ışığın her noktaya ulaşması. Bu büyük bir enerji tasarrufu sağlıyor. Ayrıca burası Türkiye'de kojenerasyon sisteminin devreye sokulduğu ilk havalimanı. Bu sistem, doğal gazı elektriğe çeviriyor. Böylece elektrik kullanımından da kâr ediyoruz. Ayrıca uçakların yakıt kullanımını azaltmak üzere yolcu köprülerinin uçak ile bağlandığı noktalarda 400 Hz ve PCA sistemlerimiz bulunuyor. Bu sistemler uçak köprüye yanaşıp, yolcular indikten sonra içerdeki havanın değişimi için havalandırma sisteminin ihtiyacı olan elektrik enerjisini sağlıyor. Eskiden bu merkezi sisteme bağlanmak yerine bir saat süresince uçak motorları çalıştırılmaya devam ediyordu. Bu da uçağın fazladan yakıt yakması ve atmosfere karbon salınımı anlamına geliyordu. Biz söz konusu sistemin kullanımını teşvik ederek, geçen sene Esenboğa'da havayollarının milyonlarca Euro kâr etmesini sağladık. Çevreye diğer bir katkımız da TAV Esenboğa Hatıra Ormanı ile oldu. İkinci yılımızı kutladığımız 13 Ekim 2008'de Belediye Başkanı, Vali, yönetici kadromuz ve çalışanlarımızla birlikte bize tahsis edilen alana gittik ve ağaçlarımızı ellerimizle diktik. Bunların yüzde 90'ı tuttu. Ormanımızı, 10 bin ağaçlık bir alan haline getirmeyi hedefliyoruz.

Ankara Esenboğa Havalimanı çok güzel inşa edilmiş, çok da güzel işletiliyor. Ancak işimiz burada biter demiyorsunuz, proaktif bir yaklaşımınız olduğunu da biliyoruz...

N.D: İşletmeci olarak dört dörtlük iş yapıyoruz. Ama bununla yetinmeyip Ulaştırma Bakanlığı ile de işbirlikleri yürütüyoruz. Havalimanı da şehirle birlikte gelişmeli diyoruz. Ankara'nın bir bağlantı noktası, bir hub olma görevini yerine getirmeye çalışıyoruz. Buradan 38 noktaya direkt uçuyoruz. Ancak biz 38 noktaya değil, ilk etapta 138 noktaya ulaşmak istiyoruz. Çünkü burası fiziki olarak baktığımızda doğunun, batının, kuzeyin, güneyin tam merkezi. Şu anda Anadolu Jet ile yurtiçinden 28 noktadaki Türkiyeliyi Ankara Esenboğa Havalimanı’na topluyoruz. Söz konusu hatların doluluk oranları yüzde 95'lere kadar ulaştı. Dolayısıyla, iç hat burada toplanıyor ve İstanbul'a gidiyor, İstanbul'dan da dış hat yayılıyor. Biz burada Amerika yolcusunu günlük toplayamayabiliriz ama diğer birçok noktaya yolcu toplamamız çok mümkün. Örneğin Ankara'ya gelip oradan İstanbul'a geçip Bağdat'a uçacak bir yolcuyu, direkt olarak Bağdat'a gönderebiliriz. Bu aynı zamanda enerji tasarrufu da demek. Hükümet, bakanlıklar, kamu kuruluşları, bürokrat ve teknokratlar Ankara'da. Yolcu sirkülasyonu çok dikkat çekici. Brüksel'e buradan direkt uçabilirler. Geçen yılki kayıtlarımıza göre 1 milyon yolcu transit olarak gitti. Geçen yılki yolcu sayımız yaklaşık 5.8 milyondu, yani altı kişiden biri buradan uçmadı, transit gitti ve Esenboğa’nın Dış Hatlar konforundan faydalanmamış oldu.

Ankara'nın bir hub olması için hangi özellikleri ön plana çıkarılmalı sizce?

N.D: Ankara bir kongre merkezi olabilir. Bunun için gerekli yatırımlar yapılmalı. Ayrıca Ankara, Haymana, Beypazarı gibi bölgeleriyle termal kaplıca turizminde de çok önemli bir altyapıya sahip. Termal kapasite bakımından dünyada yedinci, Avrupa'da birinciyiz. Bu potansiyel kullanılmalı. Diğer yandan bizim en hacimli yolcumuz Hac ve Umre yolcusudur. Esas hedeflerimizden bir tanesi de Esenboğa'nın Türkiye'nin Hac terminali olması. Türkiye'nin dört bir tarafından Hac yolcusu buraya toplanıp buradan direkt uçabilmeli. Hac yolcuları genellikle yaşlı kesimden oluşuyor. Bu yolcular zorluk çekmeden, işlemlerini hızla halledebilmeli ve uçağa binebilmeli. Esenboğa Havalimanı’nda operasyon çok hızlı yürüyor. Bu amaçla Diyanet İşleri ile çalışmalar yapıyoruz.

Siz TAV'ın 10 yılını bilen insan olarak, TAV ruhu hakkında neler söyleyebilirsiniz?

N.D: Çok genç ve çok dinamik bir yapıyız. TAV Grubu, aslında Tepe ve Akfen gibi iki ana firmanın ortaklığından müthiş bir sinerji yaratmayı başarmış, güçlü bir liderlikle yönetilen global bir kuruluş. İki ana firmanın en olumlu taraflarını barındırıyor.

Bu büyük başarıda başka hangi unsurlar etkili olabilir sizce?

N.D: Çalışan kişinin önerileri, duyguları çok önemseniyor. Başarılar kesinlikle takdir ediliyor. Teşekkür etmesini bilen bir yönetim anlayışı var. Sürekli teşvik ediliyorsunuz; 'Sen yeter ki bu işi yap, ben senin arkandayım' mesajı daima veriliyor. İşletme kararları esnek ve şeffaf bir yaklaşımla alınıyor. 'Sen TAV ailesi için önemlisin. Sen burada var olmakla bize çok şeyler katıyorsun' mesajını sürekli algılıyoruz ve bu mesajı çalışanlarımıza ulaştırıyoruz. Dolayısıyla karşılıklı güven; üstün asta, astın üste güveni çok yoğun hissediliyor. Başarı odaklıyız. Başarısızlığı aklımıza bile getirmiyoruz. Hedeflerimiz çok yüksek. Havacılık Şurası ön hazırlık çalışmalarında '2023'te uzaya gidelim' dedim ve 30 kişilik grup bana güldü. Bu ancak TAV'lı olan birinin anlayabileceği bir yaklaşım. 10 yılda öyle inanılmaz hayallere, öyle bir hızda ulaştık ki, artık gözümüzde gerçekleştiremeyeceğimiz hiçbir şey yok! Uzay çalışmalarına niye gülüyorsunuz? Kaç yıl sonrasından bahsediyoruz? Türkiye artık oralarda olmalı. Günlük hayatımızda da hep uç hedefler koyuyoruz ki koşarak oralara yetişelim. TAV Ailesi, 10. yılda 10 havalimanı işletme başarısına ulaştıysa daha dünyanın birçok ülkesinde bu başarıya niye ulaşmasın? 'Nasıl olacak bu iş?' sorusunu aklımızın ucundan bile geçirmiyoruz. "Niye olmasın?' diye soruyoruz.
  ETIKETLER:
esenboga    ankara    nuray    demirer    ataturk-havalimani    tav-grubu