Dertlerini 2010 için unutmaya çalışan "dünyanın başkenti", yürütülen projelerle gündeme oturmaya hazırlanıyor.
“Sahne senin İstanbul”
Tarih boyunca, gören herkesi kendine hayran bırakan, ünlü divan şairi Nedim'in yekpare taşına tüm Acem mülkünü feda ettiği, tarihin en uzun süreli başkenti İstanbul, 2010'da Avrupa Kültür Başkenti olarak sahnelerde... Çarpık kentleşmenin tüm sorunlarına son 50 yılda fazlasıyla sahip olan kent, asırlardır biriktirdiği muhteşem zenginliğini 2008 yılından bu yana yürütülen 2010 projeleriyle sunmaya başladı
Megara Kralı Byzas'ın, halkını Körler Ülkesi'nin (Kadıköy) karşısındaki cennete (Tarihi Yarımada) getirmesinden tam 987 yıl sonra, 11 Mayıs 330 Pazartesi günü, Aya İrini Kilisesi'nde çok büyük bir ayin düzenlendi. Bu ayinde Bizans İmparatoru I. Konstantin imparatorluk başkentinin o günden sonra, kendi adını verdiği Konstantinople olduğunu açıkladı. Fethine kadar Bizans'a başkentlik eden Konstantinople, 29 Mayıs 1453'ten Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulduğu güne kadar Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti oldu. Araplar Konstantiniye, İranlılar Asitane, Ruslar Çarigrad, Osmanlılar ise Bizans'tan hatıra İstanbul (İs Tin Poli, Rumca 'şehre doğru' demek) diye andı onu. İstanbul’u gören aşık oldu, terk edemedi; terk etmek zorunda kalanlar, anlata anlata bitiremedi. Rus Çarı Büyük Petro, "O'na hükmeden Dünya'ya da hükmeder" dedi, Fransa Kralı Napolyon ise "Dünyada tek devlet olsa başkenti İstanbul olurdu" sözleri ile onun büyüklüğüne büyüklük kattı. Tescile ihtiyacı olmaksızın dünyanın başkenti olan İstanbul, 2006 yılında, Almanya'nın Essen ve Macaristan'ın Peç şehirleri ile birlikte 2010 Avrupa Kültür Başkenti seçildi.
Avrupa Kültür Başkenti yolculuğu
İlk olarak 1980'lerde, dönemin Yunanistan Kültür Bakanı Melina Mercouri tarafından ortaya atılan 'Avrupa Kültür Başkenti' fikri, Avrupa Birliği Bakanlar Konseyi tarafından benimsendi. Avrupa kültürüne değer katan kentlere verilmeye başlanan bu unvanın ilk sahibi 1985 yılında Atina oldu. Unvan, 1985-2000 yılları arasında her yıl AB'ye üye ülkelerin kentlerinden birine verildi. Ancak 2000 yılından itibaren bu unvanın hem aynı yılda birden fazla kente, hem de AB'ye aday ülkelerin kentlerine verilmesi gündeme geldi. İstanbul'un, Avrupa Kültür Başkenti yolculuğu da bu kararla birlikte başlamış oldu. Konuyla ilgilenen bir grup sivil toplum gönüllüsü 7 Temmuz 2000 tarihinde bir toplantı düzenleyerek, İstanbul'un Avrupa Kültür Başkenti adayı olması için gerekli adımları atacak Girişim Grubu'nu kurdu. Avrupa'da kültür ve sanat alanında uzman yedi kişiden oluşan seçici kurul, 11 Nisan 2006 tarihinde, Macaristan'ın Peç ve Almanya'nın Essen şehirleriyle birlikte İstanbul'u 2010 Avrupa Kültür Başkenti olarak seçtiğini açıkladı. 13 Kasım 2006'da ise, Avrupa Parlamentosu'nun görüşü ve Avrupa Birliği Kültür Bakanları Konseyi'nin onayıyla İstanbul'un 2010 Avrupa Kültür Başkenti olduğu ilan edildi.
İstanbul'un, 2010 Avrupa Kültür Başkentliği sürecine hazırlanması amacıyla Kasım 2007'de Avrupa Kültür Başkenti Ajansı kuruldu. Proje başvurularının alınmaya başlandığı Mayıs 2008'den itibaren ajansa toplam 1.990 proje başvurusu yapıldı. Kültür-sanat projelerinin yanı sıra bu süreçte, kentsel dönüşüm ve kültürel mirasın korunması, İstanbul'un ve Türkiye'nin tanıtımı gibi konulara katkı sağlayacak projelerin gerçekleştirilmesi de amaçlandı. Projelerin toplam bütçesinin 2 milyar 927 milyon 81 bin 713 TL olmasının ve bunun öngörülen rakamların çok üstüne çıkmasının yanı sıra, değerlendirme sürecinde yaşanan aşırı yoğunluk nedeniyle yürütme kurulu tarafından alınan bir kararla 9 Mayıs 2009 tarihinden itibaren proje alımları durduruldu. Proje sayısının, son yıllarda Avrupa Kültür Başkenti seçilen şehirler arasında en yüksek rakama ulaşması, İstanbul'un derinliğini ve kültürel zenginliğini de ortaya koyuyor.
Avrupa Kültür Başkenti olmanın İstanbul’a kazandırdıkları ve kazandıracakları
• İstanbul’un adı 2006 yılından bu yana dünyanın kültür sanat gündemine oturdu.
• İstanbul, kültür varlıklarının korunacağı ve çağdaş müzecilik anlayışıyla sergileneceği yeni müzeler kazanacak.
• Katılımcı bir yaklaşımla oluşturulacak kentsel dönüşüm projeleri bir yandan kentin çehresini değiştirirken, öte yandan kentte yaşayanların yaşam kalitesini de yükseltecek.
• İstanbul, kentin kültür altyapısı güçlendirecek yeni kültür mekânlarına kavuşacak.
• İstanbullular farklı sanat disiplinleriyle kucaklaşırken, İstanbullu gençler de sanatsal yaratıcılıkla daha yakın bir ilişki kurma olanağı bulacak.
• İletişimden organizasyona, eğitimden tasarıma pek çok yeni iş sahası açılacak. Böylece Avrupa'yla kültürel ilişkilerin yanı sıra ekonomik ilişkiler de gelişecek.
• Uluslararası projeler bir yandan Avrupa ülkelerine Türk kültürünü tanıtacak, öte yandan Avrupalı ve Türk sanatçılar arasında esin paylaşımına olanak sağlayacak.
• İstanbullular kentlerinin sahip olduğu değerleri keşfederken, kentlilik bilinci de gelişecek.
Kentsel gelişim fırsatı
Coğrafi konumu ve binlerce yıllık kültürel mirasıyla, dünya metropolleri arasında ayrıcalıklı bir konuma sahip olan İstanbul, özellikle dünya tarihinin en kozmopolit iki büyük imparatorluğuna başkentlik yaptığı dönemler ve sonrasındaki yansımaları ile tüm dünyanın yakından tanıdığı ve ilgi duyduğu bir şehir olma özelliğine sahip.
Kentsel gelişim için kentlilik bilincinin belirli bir düzeye erişmesi ve kültürel değişim sağlanması gerekiyor. Kentlilerin birbirlerini kültür paylaşımı aracılığıyla daha iyi anlayacağı ve tanıyacağı, Avrupa Kültür Başkenti gibi bir uygulama, bu nedenle kentsel gelişim için büyük önem taşıyor. Ayrıca 'Avrupa Kültür Başkenti' seçilen kentlerin, tarihlerinden gelen özelliklerini, kültürlerini başka kültürlere açmaları, dünya kültürünün daha da zenginleşmesine hizmet ediyor.
“Bugüne kadar Avrupa Kültür Başkenti olma deniyimi yaşamış şehirlere baktığımızda, bu unvanın şehirlerdeki kültür ve turizmin gelişimi üzerinde uzun vadeli etkiler yarattığını görüyoruz. 2010 yılında Avrupa Kültür Başkenti unvanını taşıyacak İstanbul'un da bu doğrultuda, şehrin gelişimine ivme kazandıracak, sürdürülebilir çalışmalar için önemli fırsatlar yakalayacağını düşünüyorum. Kentsel gelişmenin çağdaş normlara uygun ve sağlıklı bir çizgide sürdürülmesi yolunda gerekli adımların atılması için İstanbul 2010 bence önemli bir faktör olacaktır. İstanbul'da yaşayanlara, kentleri ile gurur duymalarını ve kentlerine sahip çıkmalarını sağlamayı hedefleyen İstanbul 2010, İstanbul halkının her şeyden önce 'kentli olma' bilincine ulaşması açısından büyük bir fırsat. Ayrıca 2010 yılında düzenlenecek kültür sanat etkinlikleri ile İstanbul, Avrupa'nın önemli bir kültür merkezi olarak yerini sağlamlaştıracak ve ek bir çekim gücü kazanacaktır. İstanbul'un 2010 yılında Avrupa Kültür Başkenti olması, İstanbul'un tanıtımının yanı sıra, Türkiye'nin uluslararası arenada adını duyurması ve imajını güçlendirmesi açısından da önemli bir fırsat bence. Bu durum İstanbul'da kültür ekonomisinin ve turizm ekonomisinin gelişmesine de katkı sağlayacaktır.
Tüm bunlara ek olarak, 2010 Avrupa Kültür Başkenti, İstanbul'un zengin kültürel ve tarihi varlıklarının mevcut durumlarının iyileştirilerek 'UNESCO Dünya Kültür Mirası' listesindeki konumunu sağlamlaştıracak, Türkiye'nin AB'ye girme sürecine de katkıda bulunacaktır.”
ŞEKİB AVDAGIÇ
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı
Yürütme Kurulu Başkanı
Yüzlerce proje hazırlanıyor
2010 Avrupa Kültür Başkenti kapsamında İstanbul, 'görsel sanatlar', 'müzik&opera', 'sinema&belgesel', 'edebiyat', 'sahne ve gösteri sanatları', 'geleneksel sanatlar', 'kent kültürü', 'kültürel miras&müzeler', 'kentsel uygulamalar' ve 'kentsel projeler' başlıkları altında akla gelen ve gelmeyen pek çok sanat dalında ve kültürel projede yaratıcılığını ortaya koyacak. Aslında İstanbul her ne kadar 2010 yılı için Avrupa Kültür Başkenti seçildiyse de etkinlikler 2008 yılından bu yana artarak yürütülüyor. Örneğin "2010'a Gider İken" projesiyle, İstanbul'un 2010'da Avrupa Kültür Başkenti olacağının duyurulması, İstanbulluların bu konuda bilgilendirilmesi ve bu coşkuyu yaşamaları amacıyla ücretsiz açık hava konserleri düzenlenirken, "İstanbul'un Edebiyat Haritası"nda, İstanbul'da yaşamış edebiyatçıların envanterinin çıkarılması amaçlanıyor. İstanbul'da doğmuş, büyümüş veya yaşamını İstanbul'da tamamlamış olan edebiyatçıların oturdukları semtler belirlenerek, bu mekânlara yazar ve şairler hakkında bilgi veren tabelalar, panolar yerleştiriliyor.
"İstanbul'un Ustaları" projesi ile İstanbul'da yaşayan, geleneksel sanatlar ve el sanatları alanlarında üretim yapan ustaların ve atölyelerin envanterinin çıkarılması ve böylece İstanbul'un bu alanlardaki zenginliğine dikkat çekilmesi planlanıyor.
Kültürel Miras ve Müzeler ana başlığı altındaki "Kentle Buluşma Müzeyle Tanışma" projesi kapsamında ise, ekonomik ve sosyal kısıtlar nedeniyle kentin kültür tüketimine katılamayan kadınların ve 8-12 yaş grubundaki çocuklarının Tarihi Yarımada'daki bazı müzeleri ve Sakıp Sabancı Müzesi'ni ziyaret etmeleri, böylece şehrin yaşamadıkları bir yüzünü görmeleri, tanımaları amaçlanıyor. Görsel Sanatlar ana başlığı altında yer alan "Fotoğraf Geçidi: İstanbul 2010" projesi de İstanbul'un fotoğraflarla belgelenmesini ve gelecek kuşaklara aktarılmasını hedefliyor. Eylül 2009-Eylül 2010 tarihleri arasında gerçekleşecek projenin temel etkinliği ise, Türk ve yabancı fotoğrafçıların çalışmalarının Fototrek Fotoğraf Merkezi'nin İstiklal Caddesi Mısır Apartmanı'ndaki galerisinde sergilenmesi. Kısacası İstanbul, asırlardır biriktirdiklerini yüzlerce proje ile insanlığa sunacak.
ÖNE ÇIKAN BAZI 2010 PROJELERİ / www.istanbul2010.org
DIVERCITY: LEARNING FROM ISTANBUL
Proje Sahibi Kurum: Kaja Pawelek /Centre for Contemporary Art Ujazdowski Castle, Varşova/ Polonya
Haziran 2010'da İstanbul'dan katılacak sanatçıların Varşova'da gerçekleşecek sergileri ( çağdaş video, müzik, fotoğraf,heykel) ve performansları, yine İstanbul'dan gidecek bir grup sanat eleştirmeni ve sanatçılar tarafından hazırlanacak konferans ve sunumlar bu projenin faaliyetlerini oluşturmaktadır.
2010'A GİDER İKEN
2010'a Gider İken Projesi, İstanbul'un 2010'da Avrupa Kültür Başkenti olacağının duyurulmasını, İstanbulluların bu konuda bilgilendirilmesini, 2010 coşkusu ve heyecanını hissetmelerini sağlamak için düzenlenen, ücretsiz açık hava konserlerinden oluşuyor.
İSTANBUL'UN ORTA YERİ SİNEMA
İstanbul'u fon olarak kullanan yerli ve yabancı filmlerin üzerinden İstanbul'u anlatacak bir belgesel projesidir. Belgeselde yer alan kimi filmlerde rol alan oyuncular da zamanda yolculuk yaparcasına o mekanların bugünkü yerlerinde filmlere ve sinemaya dair görüşlerini aktaracaklar.
İSTANBUL'UN EDEBİYAT HARİTASI
Proje, İstanbul'da yaşamış edebiyatçıların envanterinin çıkartılmasını amaçlıyor. İstanbul'da doğmuş, büyümüş veya yaşamını İstanbul'da tamamlamış olan edebiyatçıların oturdukları semtler belirlenerek, bu mekânlara yazar ve şairler hakkında bilgi veren tabelalar, panolar yerleştirilecek.
İSTANBUL'DA ÖLMEDEN ÖNCE YAPMANIZ GEREKEN
101 ŞEY
İstanbul'un pek bilinmeyen kıymet ve harikalarına dikkat çeken 'İstanbul'da Ölmeden Önce Yapmanız Gereken 101 Şey' kitabı, yazar Akdoğan Özkan tarafından şehrin kültürel rotalarının dışında lezzet duraklarını, doğa aktivitelerini, gece ve müzik etkinliklerini bir bütün olarak toparlıyor. Kitap, İstanbulluların şehrin kültürel üretim süreciyle daha zengin bir etkileşim içine girmesini sağlayarak üretimin ve arzın zenginleşmesine ve çeşitlenmesine katkı sağlamayı amaçlıyor.
5. ELEMENT FILIMMOR
"5. Element: Kadın / Kadın Dostu Kent: İstanbul " projesi ile; 18 ay boyunca, toplamda 45 kadın, 20'si belgesel, 20'si fotoğraf, 5'i tasarım alanında olmak üzere aldıkları toplumsal cinsiyet ve sanat/teknik eğitimi ile kendi gözlerinden İstanbul'u, İstanbul'daki kadınların durumlarını, çok kültürlülüğün şehri İstanbul'u ve bir kent olarak İstanbul'u anlatacak ürünler ortaya çıkaracak ve kendi gözlerinden İstanbul'u anlatacaklardır.
TARİHİ YARIMADA MÜZELER PARKINA DÖNÜŞÜYOR
Topkapı surları içinde kalan ve Sur-i Sultani olarak adlandırılan tarihi yarımada yeni bir kamusal alan ve müzeler parkına dönüşüyor.
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı'nın
"Sur-i Sultani Stratejik Vizyonu" projesi kapsamında, Topkapı Sarayı Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzesi, Aya İrini Müzesi, Darphane-i Amire gibi kurumlar ve işleyişleri dünya standartlarına kavuşturulacak.
İSTANBUL’UN ERMENİ MİMARLARI
Uluslararası Hrant Dink Vakfı'nın (UHDV) İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti için düşündüğü çalışma, İstanbul'daki Ermeni mimarisinin tarihinin daha geniş kitlelerle paylaşılması adına düzenlenecek bir mimarlık sergisi projesidir.
AKM MİMARİ GELİŞTİRME PROJESİ
Proje; 2010 AKB programının en önemli öğelerinden biri, Cumhuriyet döneminin en kapsamlı ve en simgesel kültür yapısı olan AKM binasının, günümüz ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde yenilenmesi ve restore edilmesi çalışmalarını kapsıyor.
DOĞU'DAN BATI'YA TARİHE YOLCULUK
360 Derece Tarih Araştırmaları Derneği, İtalya, Monako, Fransa, Almanya, Avusturya, Macaristan, Slovakya, Hırvatistan, Sırbistan, Bulgaristan, Romanya ve İstanbul'u kapsayan ve Naziran 2009-Ağustos 2010 tarihleri arasında 15 ay boyunca sürecek olan projenin temel amacı, kültürler arası elçilik görevini üstlenerek Akdeniz'in birleştirici rotasından yola çıkıp, Avrupa'nın su yollarını takip ederek, İstanbul'a ulaşmak ve böylece de farklılaştığı söylenen kültürlerin ortak değerlerini 11 Avrupa ülkesinde tanıtarak anımsatmaktır.