ekim - kasim 2009
Gündem
Sayı : 13
English
French
Georgian

http://www.tavnewsport.com
İçindekiler
Anasayfa
CEO'dan
Gündem »
Gezi Notları »
Kapak Konusu
Risk&Kontrol
İş Rotası
Havacılık Trendleri
Yönetim
TAV Dünyası »
Sağlık
Cin Fikirler
Yaşam Döngüsü
Sosyal Bilgiler »
Teknoloji
Güçlü Halka
İnovasyon
Hayat Rotası
Ellerin Mücizesi
Ajanda »
Aktif Hayat »
Platform
Summary
Port Anket

PAZAR YARATAN BİR BAŞARI HİKÂYESİ:
Emirates ile İstanbul - Dubai hattı


Emirates'in Avrupa'daki en karlı hattı olan İstanbul-Dubai, haftada iki sefer ve 200 koltuk kapasitesiyle başladığı yolculukta, 11 sefer ve 5 bin koltuk kapasitesine ulaşmış bulunuyor. Dubai'nin Türkiye'de bir iş ve turizm markası olmasında en büyük rolü üstlenen Türkiye, Romanya ve Bulgaristan operasyonlarından sorumla Ülke Müdürü Bahar Ahmet Birinci, bu süreçteki önemli kilometre taşlarını NewsPORT ile paylaştı.

Bahar AHMET BİRİNCİ
Emirates Türkiye, Romanya


Emirates, 1985 yılında, kurulduktan sadece iki buçuk ay sonra iki uçak kiralayarak seferlerine başladı. Aslında Birleşik Arap Emirlikleri'nin resmi havayolu olmasına rağmen, herhangi bir devlet yardımı almayan kuruluş, kârlılık odaklı yönetilmesi ve esnek çalışma anlayışı nedeniyle, 24 yıllık geçmişinde 1986 dışında her yılı artıda kapadı. Bugün 137 uçaklık bir filoya sahip olan Emirates'in bünyesinde 48 binden fazla kişi çalışıyor. Ayrıca oldukça geniş bir uçuş ağına da sahip olan kuruluş, 61 ülkede 100 noktaya uçuyor. Türkiye'de tek noktadan, İstanbul-Dubai arasında uçan Emirates'in ilk yıllarda haftada iki uçuşta 200 olan koltuk sayısı, bugün haftada 11 sefere ve 5 bin koltuğa çıkmış bulunuyor. Firmanın Türkiye, Romanya ve Bulgaristan Müdürlüğü görevini 16 yıldır yürüten Bahar Ahmet Birinci, bu sürecin neredeyse tamamını bizzat yaşayan kişilerin başında geliyor. Çalışma hayatına ihracatla başlayan Birinci, havayolu sektörünü geçene kadar, Volvo Penta, Otomarsan (şimdiki Mercedes-Benz Türk) ve Ram Dış Ticaret gibi firmalarda yaklaşık 15 yıl çalışmış, ihracat konusunda uzmanlaşmış bir isim. Hayatında bir değişiklik yapmaya karar veren ve seyahat etmeyi çok seven Birinci'nin, havayolu sektörüne girişi ve oradan da Emirates'e uzanan hikâyesi ise şöyle: "Dünyanın en yaygın ağlarından birine sahip bir havayolu kurumunun satış temsilcisi aradığını duydum ve başvurdum. Türkiye bölümünün başına yeni getirilmiş bir İngiliz müdür vardı. Bu alanda hiç deneyimim olmamasına karşın, sanıyorum heyecanıma kapılıp deneyimli insanların da başvurduğu bu işe beni uygun gördü. Kuruluşun yeni özelleştiği, oldukça sancılı bir dönemdi. Beş yıl orada çalıştım ve Türkiye'deki satış ve pazarlama departmanının yeniden kurulmasında rol aldım. 1993'te Emirates için ülke müdürü arıyorlardı. Bu sektörde sadece beş senelik tecrübe ile bu iş için başvurmamın çok da uygun olmadığını düşündüm. Sonra turizm sektöründen bir arkadaşımın teşviki ile bu cesareti gösterdim ve Emirates'in tarihindeki ilk kadın ülke müdürü oldum."

Dubai Türkiye'de nasıl markalaştı?

Haftada iki seferden 11 sefere, 200 koltuk kapasitesinden 5 bin koltuk kapasitesine çıkmak büyük bir başarı. Bu başarıya da kolay ulaşılmamış, büyük bir emek harcanmış. Bu noktada Birinci'nin dış ticaret vizyonu devreye girmiş. Yolcu sayısının artırılması için pazar geliştirilmesi gerektiğini gören Birinci, mevcut pazarda başkasının payını alarak bunu başaramayacaklarını düşündüğü için, yeni bir pazar yaratmaya karar vermiş. Böylece Dubai, Birinci'nin "mavi okyanusu" olarak yeniden doğmuş.

Künye
Kuruluş Tarihi: 25 Ekim 1985
Çalışan Sayısı: 48 bin 246
Filo: 137 uçak (Tamamı geniş gövdeli)
Uçuş Noktaları: 61 ülkede 100 nokta (Dubai dahil)
Finansal Görünüm: Emirates, ikinci yılı dışında her yılını kâr ile kapatmış. Yıllık büyüme oranı kurulduğu günden bu yana yüzde 20'nin altına düşmeyen firma, 2008-2009 ticari yılında 406 milyon dolar kâr açıkladı.
İstanbul-Dubai: Emirates, İstanbul-Dubai hattında haftada 11 seferi yapıyor. Haftanın her günü bir kez; Salı, Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri ise çift sefer yapılıyor.











Bugün olduğu gibi o zamanda bir havayolu müdürü gibi değil, uluslararası ticaret yapan herhangi bir kuruluşun yöneticisi gibi hareket ettiğini belirten Birinci, o süreci şöyle anlatıyor: "Bizim ürünümüz bir bilet değildi, Dubai'nin ta kendisiydi. Dubai'yi iki şekilde; "ticaret" ve "turizm" yoluyla satabilirsiniz. Önceliği ticarete verdim. Bölgedeki iş potansiyelinin kimse farkında değildi. Dubai'deki ticaret odasına gidip bilgiler aldım. Daha sonra Ankara'ya gidip İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi'nden (İGEME) bilgi edindim. Biz Dubai'ye ne satabiliriz, Dubai'ye satılabilecek ne üretiyoruz diye araştırdım. Yani uçak bileti satmak için, Türkiye ile Dubai arasında ticaret hacmini artırmaya odaklandım. Oradaki alıcılarla buradaki ihracatçıları pek çok defa ofisimde buluşturdum. İhracatçılarımıza, 'Dubai ile nasıl iş yaparsınız' kitapçıkları dağıttırdım. Bu hamle ile Dubai'ye olan yolcu sayımızı bir senede yüzde 400 artırdık. Bunun üzerine hemen üçüncü ve dördüncü seferlere başladık. Elbette ki herkes bizimle uçmuyordu. Pastayı büyütmek için çaba harcarken herkes için büyüteceğimizin farkındaydık ama sonuçta Türkiye kazanıyordu. Üstelik tüm uçaklar doluydu."

Türkiye-Dubai arasında ticaret hacmini artırmada çok önemli rol oynayarak başarı sağlayan Birinci, daha sonra turizme de yönelmiş. İnsanların kışın sadece kayak yapmaya gitmediğini, Miami, Karayip Adaları ve Maldivler gibi sıcak bölgelerde denize girmeyi de tercih ettiğini tespit eden Bahar Ahmet Birinci, Dubai'yi bu defa farklı bir şekilde satmaya karar vermiş. Bu doğrultuda ilk slogan: 'Üşüyor musunuz? Dubai sadece dört saat uzaklıkta' olarak belirlenmiş. Biraz zaman alsa da slogan hedefi on ikiden vurmuş ve turizm acenteleri müşteriden gelen talebe daha fazla kulak tıkayamayacağını anlayınca, Dubai turlarını başlatmış.

'Biz de turizm ülkesiyiz. Oradan Türkiye'ye gelen turist sayısı nasıl?' diye sorduğumuz da ise Birinci'den şu yanıtı alıyoruz: "1980'li yıllarda gelen Arap turistleri, ne yazık ki 90'larda küstürdük. Ama 11 Eylül sonrasında, daha önce ABD'yi ve İngiltere'yi tercih eden Arap turistler Türkiye'de kendilerini daha rahat hissetmeye başladı. Ayrıca 'Gümüş', "Ihlamurlar Altında", "Asi" gibi, orada da büyük talep gören televizyon dizileri de Türkiye'ye olan ilgiyi dikkat çekici biçimde artırdı. Örneğin bugün Dubai'den gelen turistlerin bir kısmı, ziyaret için 50 Avro ödeyerek, Gümüş dizisinin çekildiği binayı geziyor."

Kârlılığı esas alan yaklaşım
Emirates, resmi ama devlet yardımı almayan bir havayolu şirketi olduğu için, piyasaya bakışları ve karar verme mekanizmaları da farklı işliyor. Birinci, bakış açılarını şu şekilde dile getiriyor: "Kendi fonlarımızı kendimiz yaratmak ve kâr zarar dengesini iyi kurmak zorundayız. Bu nedenle bizde kâr edilmeyecek iş alınmaz. Dünyada arz-talep ivmeleri var. Biz de bu ivmelerin yarattığı dengeye göre fiyatlarımızı belirliyoruz. Esnek bir bakış açımız var. Kısa sürede karar verip hızlı hareket ediyoruz. Örneğin geçen sene Ekim sonuna kadar, yani global kriz başlayana kadar, kapasitemizin yüzde 100'ünü kullanıyorduk. Kriz sonrası bu oran düştü. Ama şu anda yüzde 77 kapasite ile uçuyoruz. Kriz döneminde tüm havayolu şirketlerinin tasarruf politikaları uyguladığı gibi biz de uyguladık. Ancak Emirates olarak servis kalitemizden asla taviz vermedik."

Birinci, dünya çapında onlarca ülkede havaalanı işletmelerinden hizmet alan bir kuruluş olarak Emirates'in İstanbul'daki ayağı olan Atatürk Havalimanı'nın işletmecisi TAV Havalimanları hakkında ise şunları söylüyor: "Bir havalimanı işletmesinin özel bir şirket tarafından yürütülmesi çok önemli. TAV Havalimanları bu anlamda yüksek kalitede bir hizmet sunuyor. Ayrıca TAV'ın yurtdışı atılımları da çok hoşumuza gidiyor. Herhangi bir eleştirimizi doğru insana söylediğimiz takdirde mutlaka dikkate alınıyor. Bu nedenle TAV Havalimanları'na ait kuruluşlarla da oldukça iyi ilişkilerimiz var."

Bu yöndeki sorumuz üzerine, kısa vadede Türkiye'de başka bir noktaya uçuş koymayı düşünmediklerini belirten Birinci, bunda, ticaretin yüzde 70'inin İstanbul'da olmasının etkili olduğunu vurguluyor.

NOTLAR...NOTLAR...NOTLAR

* "Sadece bir havayolu ülke müdürü gibi değil, uluslararası ticaret yapan herhangi bir kuruluşun yöneticisi gibi çalışıyorum. Sattığım ürün Dubai!"
* "Dubai'yi bir marka haline getirmek üzere yola çıktık. Türkiye'deki iş dünyası için barındırdığı potansiyeli gözler önüne serdik. İki tarafın iş adamlarını bir araya getirmek için çaba harcadık. Ardından bir turizm hareketi başlattık. Öyle ki, artık yazın Bodrum'a gider gibi bir anlayışla, kış aylarında Dubai'ye her hafta sonu giden müşterilerimiz oluştu."
* "Sydney'den gelen business class yolcularımızdan biri, 'Emirates'in Airbus 380 uçağında business class uçmuş bir yolcunun, başka bir havayolu şirketinin business class'ında uçamayacağını düşünüyorum. Hepsi Emirates'in yanında ekonomi sınıfı kalır' dedi. Emirates'in yarattığı farkı biz daha iyi ifade edebilir miyiz bilmiyorum."
* 11 Eylül sonrasında, daha önce ABD'yi ve İngiltere'yi tercih eden Arap turistler Türkiye'de kendilerini daha rahat hissetmeye başladı. Ayrıca 'Gümüş', "Ihlamurlar Altında", "Asi" gibi, orada da büyük talep gören televizyon dizileri de Türkiye'ye olan ilgiyi dikkat çekici biçimde artırdı. Örneğin bugün Dubai'den gelen turistlerin bir kısmı, ziyaret için 50 Avro ödeyerek, Gümüş dizisinin çekildiği binayı geziyor."
* "Krizden önce Moskova hattı ile yarışıyorduk, ama kriz sonrası İstanbul hattı Emirates'in Avrupa'daki en kârlı operasyonu oldu. Halen de öyle."
* "Dubai-Sydney ve Dubai-Los Angeles gibi uzun mesafeli uçuşları 'non-stop' yani duraklamadan yapıyoruz. İstanbul'dan Dubai'ye gidip oradan Los Angeles'a gitmeyi tercih eden pek çok yolcumuz var."
* "1985 senesindeki ilk uçuştan bu yana, dünyada bu alanda trend yaratan kişiye özel eğlence sistemini; bugünkü adı ile 'Information, Communication, Entertainment'ın kısaltması olan ICE'ı kullanıyoruz. Her uçakta, her koltuğun arkasında 1.000 kanallı kişisel bir ekran ve kumanda bulunuyor."
  ETIKETLER: emirates    istanbul    dubai    ihracat    karlilik    bahar-ahmet-birinci    avrupa   
romanya    bulgaristan    ucak    filo    havayolu    turizm    kriz-donemi   
havayolu-sirketleri