Trijenerasyon ve kojenerasyon tesisleri hem ülkeye hem TAV Havalimanları’na kazandırıyor
Ankara Esenboğa ve İstanbul Atatürk Havalimanlarında enerji verimliliği

SOLDAN SAĞA:
Halis Demirbaş (Trijenerasyon Teknikeri), Akif İyikan (Elektrik Sistemler Müdürü), Fatma Yükselgün (İnşaat Bakım Onarım Müdürü), Burak Aktaşlı (Genel Müdür Yardımcısı (Teknik Hizmetler)), Kemal Ünlü (Genel Müdür), Ahmet Kılıç (Trijenerasyon Mühendisi)
|
|
TAV Havalimanları, İstanbul Atatürk Havalimanı’nda kurduğu ‘trijenerasyon’ ve Ankara Esenboğa Havalimanı’nda bir yıldır faaliyette olan ‘kojenerasyon’ tesisleriyle, doğalgaz gibi çevre dostu bir enerji kaynağını verimli kullanarak sürdürülebilir kalkınmaya destek oluyor, hem tükettiği elektriği hem de iklimlendirme için sıcak ve soğuk suyu üretiyor. Böylece bir enerji kaynağını üç enerjiye dönüştürüyor.
|
Türkiye’deki havalimanlarında ilk kez bir yıl önce Ankara Esenboğa Havalimanı’nda hayata geçirilen ve doğalgazdan elektrik üretimi sağlarken, atık ısı geri kazanım kazanı ile terminal iklimlendirilmesine de destek olan kojenerasyon sistemi, TAV İstanbul’un işlettiği İstanbul Atatürk Havalimanı’nda da trijenerasyon projesi ile bir adım daha ileri götürüldü. Bir enerji kaynağından üç tip enerji elde edilmesini sağlayan İstanbul Atatürk Havalimanı’ndaki trijenerasyon tesisi, kojenerasyona ek olarak soğutma grubunu da sisteme dahil ediyor ve iklimlendirmede soğutma ihtiyacı için gerekli soğuk suyu da üretiyor.
TRİJENERASYON İLE ÜÇ DEĞERLİ ENERJİ KAYNAĞI
Trijenerasyon teknolojisinde de elektrik enerjisi üretmek için doğalgaz kullanılıyor. Üç tür enerji üretimi nedeniyle ‘Trijenerasyon’ adını alan sistem, elektrik enerjisi üretirken, aynı üretim süreci içerisinde sistemin soğutma suyunu bir sıcak su kaynağına dönüştürüyor. Sıcak su sistemin ikinci enerji türü oluyor. Aynı sıcak su sayesinde, absorbsiyonlu chiller adı verilen bir soğutma grubunda soğuk su da üretiliyor. Terminallerin yaz dönemindeki iklimlendirme ihtiyaçları için gerekli soğutma suyu da trijenerasyon sisteminin üçüncü önemli çıktısı oluyor.
TAV İstanbul Genel Müdür Yardımcısı Burak Aktaşlı, sıcak su kaynağı oluşturulmasında sistemin olanaklarının çok iyi planlanarak, en verimli şekilde kullanıldığını belirtiyor. Çünkü sıcak su, hem sistemin soğutma suyunun sistemden geçerken ısınmasıyla hem de motorun egzoz gazının ısısıyla oluşuyor. Bu ısı bir atık ısı geri kazanım kazanında tutuluyor ve elektrik enerjisi üretilirken ortaya çıkan tüm ısı kaynakları değerlendiriliyor, boşa gitmiyor.
“Trijenerasyon projesinin kuruluşumuza sağladığı katma değer, aynı zamanda ülkenin sürdürülebilir kalkınmasına da hizmet ediyor. Ülke kaynaklarını verimli kullanmaya hizmet etmekte olduğumuzun farkındalığıyla hareket ediyoruz.”
BURAK AKTAŞLI
TAV İstanbul Genel Müdür Yardımcısı (Teknik Hizmetler)
“Trijenerasyon tesisindeki çalışmalarımızla, TAV Havalimanları’nın verimliliğine, kârlılığına ve müşteri memnuniyetine katkıda bulunduğumuzu biliyoruz ve bu sorumluluğun gerektirdiği titizlikle görevimizi yürütüyoruz.”
AHMET KILIÇ
TAV İstanbul Trijenerasyon Mühendisi
“Doğalgazdan elde edilen mekanik enerjiyi, elektrik enerjisine çeviriyoruz, atık egzozundan sıcak su elde ediyoruz, sıcak suyu işleyen chiller makineleri ile soğutma suyunun ana enerjisini sağlıyoruz. Yani, yakılan doğalgazı son damlasına kadar kullanarak maksimum verimlilik sağlıyoruz! Üstelik diğer fosil yakıtlarına kıyasla çok daha az karbon emisyonuyla çevreye zarar vermediğimizi bilmek de iş tatminimizi çok artırıyor.”
HALİS DEMİRBAŞ
TAV İstanbul Trijenerasyon Teknikeri
KEMAL ÜNLÜ: “ENERJİYİ VERİMLİ TÜKETMEK VATANDAŞLIK GÖREVİ”
TAV İstanbul Genel Müdürü Kemal Ünlü, enerjiyi verimli tüketmenin bir vatandaşlık görevi olduğunu ve TAV Havalimanları’nda bu anlayışla hareket ettiklerini belirtiyor. Enerji de su gibi, yıllar geçtikçe kıtlaşan bir doğal kaynak, çünkü tüm enerji üretiminin yüzde 80’i fosil kaynakların kullanılmasıyla gerçekleştiriliyor. Dünya rezervlerinde petrolün 45, doğalgazın 60 yıl sonra tükeneceği öngörülüyor. Ünlü, bütün bu gerçeklerden hareketle, enerjinin en verimli kullanımı ilkesi doğrultusunda Trijenerasyon tesisinin kurulduğunu da sözlerine ekliyor.
VERİMLİLİK ARTARKEN MALİYETLER DÜŞÜRÜLÜYOR
Enerji giderlerinin, enerjiyi verimli kullanmakla azaltılabileceğini anlayan TAV Havalimanları, İstanbul’daki Trijenerasyon tesisini, bir enerji kaynağından üç tane enerji elde etmek için kurdu. Terminallerdeki elektrik normal şartlar altında Türkiye’deki elektrik dağıtım kurumlarından satın alınıyor. Bu şirketler enerjiyi satarken konut, ticari işletme, turizm kuruluşları, sanayi kuruluşları için farklı tarifeler kullanıyorlar. Havalimanı işletmeleri ticari sınıfta değerlendirildiği için, TAV İstanbul elektrik enerjisini turizm veya sanayi grubuna göre çok daha pahalıya alıyor. Ayrıca tarifeler saatlere göre de değişebiliyor. Elektrik üretim ve dağıtım kuruluşları, gün ışığının kullanıldığı gündüz saatlerinde enerjiyi daha ucuza sunarken, talebin arttığı saat 17:00-22:00 arasında daha pahalı bir tarife uyguluyor. Kemal Ünlü, günün üç değişik zamanında üç değişik tarife olduğunu belirtiyor. TAV Havalimanları, iyi bir maliyet analiziyle, elektrik enerjisini günün belli saatlerine göre kendi tesislerinden ya da elektrik kurumlarından sağlıyor. Böylece operasyonel giderler minimize edilirken, ülkemizin dışarıdan satın aldığı enerji en verimli şekilde kullanılmış oluyor. Üstelik TAV Havalimanları elektrik üretmek için doğalgaz harcarken, sadece elektrik üretmekle kalmıyor, aynı zamanda başka bir enerji kaynağı tüketmeye ihtiyaç duymadan sıcak su ve soğuk su da elde ederek iklimlendirme için gerekli enerjiden tasarruf etmiş oluyor.
Kemal Ünlü, Trijenerasyon sisteminin çıkış noktasının “enerjiyi verimli kullanmak, yani atmosfere atılan ısı enerjisinden dahi yararlanmak, bunu yaparken de karbon salınımını minimize etmek” olduğunu belirtiyor.
YAKLAŞIK YÜZDE 25 TASARRUF
Trijenerasyon projesiyle birlikte İstanbul Atatürk Havalimanı’nda yıllık enerji harcamasında yaklaşık yüzde 25 tasarruf elde edilmesi hedefleniyor. Yılda 115 milyon kilowatt/saat enerji üretmeyi planlayan tesis sayesinde, ısıtmanın yüzde 40’ının, soğutmanın ise yüzde 35’inin karşılanması bekleniyor. Bu rakamlar, İstanbul Atatürk Havalimanı’nın kapasite artışı, ihtiyaç duyulan enerji miktarı ve elektrik kurumlarının tarifelerinde zaman içinde oluşacak farklılıklara göre de değişim gösterecek.
TAM BİR TAKIM ÇALIŞMASI
Bir yıl süren inşaat çalışmaları ile 2008 yılı sonunda tamamlanan projeden sorumlu üç müdürlük bulunuyor. Mekanik İşler, Elektrik Sistemler ve İnşaat Müdürlükleri’nin katılımıyla gerçekleştirilen tam bir takım çalışması söz konusu.
Trijenerasyon Mühendisi olarak anılan Ahmet Kılıç, aslında elektrik mühendisi olduğunu ve trijenerasyon mühendisliği kavramının yeni yeni oluşmaya başladığını belirtiyor. Elektrik üretimi, ısıtma ve soğutma süreçleri Ahmet Kılıç ve ekibinin sorumluluğunda. Ekip, Elektrik Sistemler ve Mekanik İşler müdürlüklerinden bilgi akışıyla besleniyor.
Trijenerasyon Teknikeri Halis Demirbaş’ın asıl uzmanlığı ise gemi makineleri. Gemilerinde kullanılan makineler ile benzer motorlar kullanıldığı için ,uzmanlık alanı, trijenerasyon teknikerliği ile de örtüşüyor. Halis Demirbaş, trijenerasyon tesisindeki gaz motorlarının sağlıklı işlemesinden sorumlu. Demirbaş, görevini; “arızalar oluşmadan önce öngörmek ve gerekli müdahaleyi yapmak” olarak tanımlıyor. Halis Demirbaş ile aynı bölümde çalışan ve aynı özelliklere sahip olan dört tekniker bulunuyor. Ayrıca dört tekniker de mekanik bölümünde yer alıyor. Onlar daha çok soğutma grubu ve atık ısı geri kazanım kazanlarıyla ilgileniyorlar.
Demirbaş, sadece sorumlu oldukları makinelerle sınırlı kalmak istemediklerini, bütün sisteme hakim olmak istediklerini belirtiyor. Çünkü gemiden gelme alışkanlıkları nedeniyle, “her şeyden anlama”yı bir sorumluluk olarak görüyor. Görevlerini yaparken mühendislerinin talimatlarıyla hareket ettiklerini ve çözümlerin ekip olarak üretildiğini belirten Demirbaş, böyle bir trijenerasyon projesinde yer almaktan mutluluk ve gurur duyduğunu da sözlerine ekliyor.
TAV Esenboğa enerji maliyetini yaklaşık yüzde 25 düşürdü

Avni USLU (Mekanik Tesisat Şefi) Rüçhan AKINCI (Mekanik Tesisat Mühendisi), Tevfik İŞÇİMEN (Elektrik Elektronik Sistemler Şefi), Naciye GEDİKOĞLU (Mekanik Tesisat / Kimyager), Muharrem ONUR (Elektrik Elektronik Sistemler Mühendisi), Yılmaz KOCAOĞLU (Elektrik Elektronik Sistemler Mühendisi)
Ankara Esenboğa Havalimanı, Türkiye’de Avrupa ülkelerine kıyasla çok daha az kullanılan ve doğalgaz ile elektrik üretimini esas alan kojenerasyon sistemiyle kendi elektriğini üretebiliyor ve böylece elektrik kurumlarının tarife seçeneklerini optimum düzeyde değerlendirerek, enerji maliyetlerinde yaklaşık yüzde 25 tasarruf sağlıyor.
TAV Esenboğa Genel Müdürü Nuray Demirer, havalimanlarının stratejik noktalar olduğunu belirterek, “Anadolu’nun 26 noktasından getirdiğimiz yolcularımızı, dünya’nın 31 ülkesine direkt uçuşlarımız ile taşıyoruz. Kojenerasyon sistemi ile kendi elektriğini üretebilen havalimanımızda olası elektrik kesintisi ve krizlerinden en az düzeyde etkilenerek kaliteli hizmet misyonumuzu yolcularımıza yansıtıyoruz. Çevreye duyarlı kojenerasyon sistemimizi, sürekli artırdığımız verimlilik ve sürdürülebilir kalkınma için enerji tasarrufu anlayışımızın bir parçası olarak görüyoruz” diyor.
Ankara Esenboğa Havalimanı’nda bir yıldır faaliyette olan kojenerasyon sistemi ile doğalgazdan elektrik üretimi sağlanırken, atık ısı geri kazanım kazanı ile elde edilen ısı, terminal iklimlendirilmesinde kullanılıyor. Türkiye’de ilk kez Ankara Esenboğa Havalimanı’nda kullanılan kojenerasyon sistemi diğer havalimanlarında kullanılmak üzere örnek olarak gösteriliyor.
Dünyada 20 yılı aşkın bir süredir uygulanan kojenerasyon sistemi, teknik gelişmeler ile desteklenerek ‘en verimli enerji üretimi’ sağlayan bir sistem olarak tanımlanıyor. Özellikle son 10 yılda geniş bir kullanım alanı bulan kojenerasyon sistemi, atmosfere atılan zehirli gazların ciddi bir oranda azaltması ile de talep görüyor.
Yaşadığımız dünya
SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA OKUMA LİSTESİ
Eco-Efficiency:
The business link to sustainable development Livio De Simone ve Frank Popoff tarafından kaleme alınan ve eko-verimlilik ilkelerini hayata geçirerek kazanan uluslararası şirketlerden örnekler aktaran kitap, iş dünyası ile sürdürülebilir kalkınma arasındaki güçlü bağı gözler önüne seriyor. Kitabı www.wbcsd.org (*) sitesinde yer alan yayınlar başlığının altındaki kitap bölümünden satın alabilirsiniz.
The Sustainable Business Challenge - A Briefing for Tomorrow's Business Leaders
Yine www.wbcsd.org (*) adresinden ulaşabileceğiniz bu kitap, sürdürülebilir kalkınma kavramının 1970'lerden bugüne iş dünyasında nasıl algılandığını ve iş yapma biçimlerini nasıl dönüştürdüğünü anlatıyor ve yarının iş dünyası liderleri için iyi bir rehber sunuyor.
(*) WBCSD Regional Network, dünya genelinde CEO seviyesinde yönetilen 60 kuruluşun, bağlı oldukları ülke ve bölgelerdeki iş çevrelerinin sürdürülebilir kalkınma uygulamalarına katkısını sağlamak ortak amacı ile oluşturduğu bir iş dünyası ağıdır.

TBCSD'nin yayını “sonra...” çıktı
İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (TBCSD)'nin yayını "Sonra..."nın ikinci sayısı Haziran 2009'da çıktı. Sürdürülebilir Kalkınma anlayışına odaklı bir yayın olan "Sonra..." ilk sayısında "Su" konusunu ele almıştı. İkinci sayıda ise Türkiye gündemini oluşturan "İklim Değişikliği" konusu ele alınıyor.

“WBCSD Facts and Trends-Water” raporu Türkçe yayınlandı
İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği, Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi (WBCSD) tarafından hazırlanan "Facts and Trends -Water" isimli raporu Türkçe'ye çevirerek kaynaklarına ekledi. Birleşmiş Milletler kuruluşları, OECD, Dünya Kaynakları Enstitüsü (WRI) gibi organizasyonlardan alınan verilerle hazırlanan rapor, dünyadaki su sorununa dikkatleri çekerek, iş dünyasının ve diğer paydaşların konuya daha duyarlı olmaları gerekliliğini, kısaltılmış ve sadeleştirilmiş bir anlatımla sunuyor.
Yayına ulaşmak için: www.tbcsd.org
|