Hava yolu şirketleri, sürdürülebilir kalkınma konusunda artık çok daha ciddi girişimlerde bulunuyor. Avrupa’nın önemli hava yolu şirketleri hedeflerini “sıfır karbondioksit” yönüne çevirirken, British Airways çıtayı biraz daha yükselterek, Londra şehir çöplüğünden uçak yakıtı elde etme çalışmalarına başladı bile.
Her ne kadar son zamanlarda daha sık duysak da sürdürülebilir kalkınma, daha çok teoride kalan bir kavram. Bunun pek çok temel nedeni var ama bunların başında, sürdürülebilir kalkınmanın maliyetli olması geliyor. Bilinçsizlik de sürdürülebilir kalkınmayı negatif yönde etkileyen faktörlerden.
“İşin gerektirdiği stratejilerin ve aktivitelerin, şirket ve ortakların ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde iş yaşamına adepte edildiği ortamda, gelecekte de ihtiyaç duyulacak olan insan ve doğal kaynakların korunması, sürdürülebilir olması ve geliştirilmesi” olarak tanımlanan sürdürülebilir kalkınma konusunun en çok dile getirildiği alanların başında hava yolu taşımacılığı geliyor.
Hedef: Sıfır karbondioksit!
Son iki-üç sene içerisinde havayolu taşımacılığında sürdürülebilir kalkınmaya yönelik elle tutulur gelişmeler oluyor. Geçtiğimiz Haziran ayında, aralarında Air France/KLM ve British Airways’in de bulunduğu, dünyanın en büyük havayolu şirketlerinden yedisi, küresel ısınmayla mücadele etmek için bazı ilkeler belirledi ve bunları en kısa zamanda uygulamaya koyacağını açıkladı.
Hemen ondan bir ay sonra, Temmuz 2009’da, Uluslararası Havalimanları Konseyi (Airports Council International/ACI), Avrupa’daki otuz bir hava yolu şirketinin karbondioksit salınımlarını sıfırlamayı hedeflediğini açıkladı. Şirket binalarındaki enerji tüketimini azaltan, yenilenebilir enerjiyi destekleyen ve yer transferlerinde karbon salınımını büyük oranda kesen bu şirketler, bu konuda gösterdikleri yaklaşım ile geleceğe dair oldukça önemli bir harekete işaret ediyorlar.
ACI’ın elindeki veriler, dünyadaki havayolu taşımacılığının yarattığı karbon salınımının yüzde 26’lık kısmının, aralarında Frankfurt, Atina, Dublin, Amsterdam Schiphol, Milano Malpensa ve Paris Orly gibi Avrupa’nın en büyük havalimanlarına ait olduğunu gösteriyor.
ACI, 2009 yılında Avrupa’da havayolu yolcu taşımacılığının yüzde 8 oranında, yük taşımacılığının ise yüzde 16 oranında düştüğünü ve bazı üyelerinin maddi zarara uğradığını belirtiyor. ACI Avrupa Direktörü Olivier Jankovec, bu oranlardaki düşüşün havayolu taşımacılığı adına olumsuz olduğunu, ancak küresel ısınmanın ticari kayıplardan önce geldiğini vurguluyor. Jankovec ayrıca, bu çalışmanın başarıya ulaşması için bir an önce net bir tarih belirleyip bu tarihi hedef alarak ilerlemeleri gerektiğini düşünüyor.
Atina Uluslararası Havalimanı’nın CEO’su Yiannis Paraschis de, “Havayolu taşımacılığı ile yapılan ticarette yaşanan daralmayı konuşuyoruz, ama küresel iklim değişikliği çok daha ciddi bir sorun bizim için” diyerek, Jankovec’in açıklamalarını destekler bir ifade kullanıyor.
Zaten Aralık 2009'da, Birleşmiş Milletler tarafından Kopenhag`da düzenlenen Hükümetler Arası İklim Değişikliği Konferansı'nda da, Avrupa’nın enerji tüketimini azaltmasının ne kadar önemli olduğu vurgulanmıştı. Son zamanlarda yüzde 5 oranında karbon salınımı artan havayolu operasyonları, küresel sera gazı salınımının yüzde 2’lik kısmını oluşturuyor.
British Airways 2014’te çöpten yakıt kullanmaya başlayacak
British Airways, sürdürülebilir kalkınma konusunda daha farklı bir çalışmaya da imza attı. Şirket, 2014’ten itibaren jet yakıtının bir kısmını şehir çöplerinden sağlayacak. ABD merkezli biyoyakıt şirketi Solena Grup ile British Airways arasındaki bu anlaşma Şubat ayının ortalarında kamuoyu ile paylaşıldı.
Avrupa’nın en büyük üç havayolu şirketinden biri olan British Airways, imzaladığı bu anlaşma sonrasında Solena’nın üreteceği sürdürülebilir jet yakıtını, Londra yakınlarında kurulacak olan bir fabrikadan temin edecek.
Fabrika yılda 500 bin ton çöpten, 16 milyon galon (yaklaşık 73 milyon litre) yeşil jet yakıtı üretecek. Kerosen olarak da bilinen bu yakıtın sera gazı salınımı, normal jet yakıtından daha düşük olacak. British Airways’in yaptığı araştırmaya göre, Londra halkı her yıl yaklaşık üç milyon ton organik çöp üretiyor. Bunların çoğu da gıdalardan artanların yarattığı çöpler.
British Airways adına konu ile ilgili görüşlerini açıklayan yetkili, bunun çok önemli bir anlaşma olduğunu, fabrikanın üreteceği yakıt miktarının, dünyanın en yoğun uçuş yapılan uluslararası havalimanı olan Londra, Heathrow Havalimanı’nda tüketilen yakıtın yüzde 2’sine eşit olduğunu söyledi. Ayrıca British Airways olarak, 2050 yılına kadar bu oranı yüzde 10’a çıkarmayı hedeflediklerini de sözlerine ekledi.
Ham petrolden elde edilen kerosen, yandığı zaman karbondioksit yayıyor. Şehir çöpleri de çok güçlü bir sera gazı olan metanı yaydığı için, iki firma, şehir çöplerinden sıvı yakıt elde ederek çevreye daha az zarar vermeyi amaçlıyor.
Fosil yakıtlara alternatif olarak daha az karbon üreten, hayvan gübresinden, ürün artıklarından, talaştan, gıda maddelerinden ve şehir çöplüğünden faydalanan bu tür teknolojiler her geçen gün daha da popüler hale geliyor. Bu teknolojiler ayrıca, hükümetler tarafından da destek görüyor ve ödüllendiriliyor.
Hollanda menşeli danışmanlık firması Arcadis’ten Stephen Didcott, bu tür projelerin ilerde genel olarak uygulanacak teknolojilerin minyatür uygulaması olduğunu düşünüyor. Didcott ayrıca, bu projelerin dünyada en fazla desteklenmesi gereken çalışmalar olduğunu, çünkü bu tür çalışmalardan, insanlık tarihini etkileyecek sonuçların çıkabileceğini vurguluyor.
Yaşadığımız dünya
SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA OKUMA LİSTESİ (www.wbcsd.org)
SKD, İklim Zirvesi (COP15) özet raporu
İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği, İklim Değişimi ve Enerji Komitesi Üyeleri ile beraber Kopenhag'da gerçekleştirilen COP15 toplantılarına katıldı. COP15 etkinliğinde yer alan ve WBCSD tarafından yönetilen Business Day etkinliğine de Türkiye'den üst düzey yetkililer ile beraber katılan Sürdürülebilir Kalkınma Derneği, TÜSİAD ve UTES işbirliği ile bir sunum da hazırladı. Sunuma, www.tbcsd.org adresinden ulaşabilirsiniz.
WBCSD'nin Yayını Facts and Trends-Water raporu Türkçeleştirildi
İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği, Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi (WBCSD) tarafından hazırlanan “Facts and Trends -Water” isimli raporu türkçeye çevirerek kaynaklarına ekledi. Birleşmiş Milletler Kuruluşları, OECD, Dünya Kaynakları Enstitüsü (WRI) gibi organizasyonlardan alınan veriler ile hazırlanan rapor, dünyadaki su sorununa dikkatleri çekerek, iş dünyasının ve diğer paydaşların konuya daha duyarlı olmaları gerekliliğini kısaltılmış ve yalınlaştırılmış bir anlatımla sunuyor. “Gerçekler ve Eğilimler – Su” başlığı altında yayınlanan rapora ve raporun orijinaline www.tbcs.org adresinden erişebilirsiniz.