Siemens IT Çözümleri ve Hizmetleri Özel Sektör Satış Müdürü
25 yıla uzanan parlak bir satış kariyerine imza atan Elektrik Mühendisi İlknur Sönmez, Beşiktaş ve Galatasaray takımlarında sürdürdüğü basketbol geçmişiyle takım oyununu en iyi bilen yöneticilerden.
Başarılı bir kariyer için aştığınız ilk kilometretaşı, size neler kazandırdı?
İLKNUR SÖNMEZ: Öncelikle, kariyeri yaşamdan ayırmak mümkün değil diye düşünüyorum. Yaşam, bir yol gibi uzanıyor önümüzde. Aşılması gereken kilometre taşlarının yer aldığı ama süprizlerle dolu bir yol... Önce, iyi bir eğitim almak için o zamanın gözde liselerinden Beşiktaş Anadolu Lisesi’ni kazanarak, okulun Basketbol Takımı’na katıldım. Beşiktaş Anadolu Lisesi, Beşiktaş Kulübü’ne oyuncu veren bir okuldu. Böylece, Kulüp’te oynama ve çok iyi antrenörlerle çalışma şansı elde ettim. Basketbola çok şey borçluyum. Bana disiplin, esneklik, zamanı iyi kullanabilme, takım halinde hareket edebilme ve başarı odaklı düşünme yeteneği kazandırdı. Başarılı bir kariyer için en önemli anahtarlar…
Sonrasında meslek seçiminizi nasıl belirlediniz?
İ.S.: Meslek seçimindeki en kararlı duruşum, kesinlikle doktor olmak istemediğimdi. İTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümünü kazandım. Profesyonel spor yaşamım, zaman zaman dersleri kaçırmama neden oluyordu ve bana en iyi desteği o zamanlar sınıf arkadaşım olan eşim sağlıyordu. Daha okul yıllarımda masa başı işi yapmak istemediğimi anlamıştım ve bu noktadan itibaren ‘satış’ alanına odaklanmaya karar verdim. Mühendislikten mezun olduktan hemen sonra işletme mastırı yaparak mühendislik bilgimi, işletme dünyasının ihtiyaçları ile birleştirip, pekiştirmeye çalıştım.
Profesyonel yaşamınızda hangi yollardan geçtiniz?
İ.S.: Öğrenciliğim sırasında Başkan Faruk Süren’in kurduğu ilk Galatasaray Kız Basketbol Takımı’na transfer oldum. İlk paramı profesyonel basketbol oyuncusu olarak kazanmaya başladım. Yüksek lisans bitince eşim askere giderken, ben de Galatasaray Kulübü’nün desteği ile İngilizceyi iş alanında daha iyi kullanabilmek için Londra’ya gittim. İlk yurt dışına çıkışımdı ve yaklaşık bir yıl kaldım. Dönünce Transtürk Holding ve ardından Siemens’de çalışmaya başladım ve evlendim. Birkaç yıl sonra da yeni iş fırsatlarını değerlendirmek, yeni eğitimler alabilmek için Kanada’ya taşınma kararı aldık. Kanada’da kaldığımız altı yıl boyunca, bir yandan kızım Lara’yı büyütürken, bir yandan da satış, pazarlama, finans gibi konularda pek çok eğitim almayı ihmal etmedim. Sharp Electronics ve Merill Lynch’de görev aldığım sürede de, Kanada gibi bir pazarda iş ortaklarıyla çalışma anlamında çok önemli deneyim edindim.
Altı yıl sonra Türkiye’ye dönme kararını nasıl aldınız?
İ.S.: Marmara depremi olmuştu ve ailelerimizden, yakınlarımızdan ne kadar uzakta olduğumuzu fark etmek bizi çok etkiledi ve artık dönme zamanı geldiğine karar verdik. Türkiye’den aldığımız iş tekliflerini değerlendirdik. BT sektörünün önde gelen firmalarının satış birimlerinde görev aldım. Uzun zamandır da Siemens IT Çözümleri ve Hizmetleri’nde, Endüstri, Telco, Medya ve Finans sektörlerinden sorumlu Satış Yöneticisi olarak görevimi sürdürüyorum. Potansiyelimizi en iyi şekilde kullanabileceğimiz, yaratıcılığı, inovatif düşünceyi destekleyen bir ortam sunuluyor olmasından çok memnunum. Siemens’de dış kaynak pazarını geliştirme ve bu alanda pek çok projeyi gerçekleştirme fırsatı buldum.
İş seyahatine ne kadar sıklıkla çıkıyorsunuz?
İ.S.: Yılda 30’a yakın iş amaçlı sefer yapıyorum. Bunun çok önemli bir bölümü yurtdışına ve ağırlıkı olarak Avusturya, Almanya, Çek Cumhuriyeti, Hırvatistan ve yakın bölge destinasyonlarına gerçekleşiyor. Bunun yanı sıra ortalama üç kere de tatil amaçlı seferlerimiz oluyor.
Bavul hazırlarken nelere dikkat edersiniz?
İ.S.: Öncelikle bir renk belirleyerek bavul hazırlamaya başlarım. Siyah ve onun kombinasyonlarını ele alırım örneğin. Bu yaklaşım, farklı renklerde ayakkabı, çanta, trençkot, aksesuar taşıma ihtiyacından kurtarır. Ancak yürüyüşe uygun bir ayakkabı mutlaka bulundururum yanımda. Ayrıca, daha az yer kaplaması, kolay kombine edilmesi nedeniyle takım yerine elbiseleri tercih ederim.
Seyahati kolaylaştırmak için neler yaparsınız?
İ.S.: Güvenlik geçişlerinde sinyal vermeye neden olacak hiçbir takı, ayakkabı, kemer kullanmam. Rahat ve bol giysileri tercih ederim. Yanımda pasaport ve kitap dışında pek bir şey bulundurmamaya çalışırım.
Duty Free’den almayı en çok sevdiğiniz ürünler nelerdir?
İ.S.: Kozmetik ürünler, çikolata ve kulak basıncını rahatlatmak için tarçınlı ciklet. Çok sevdiğim söz konusu tarçınlı cikleti Duty Free dışında hiçbir yerde bulamıyorum.
ÇANTANIN MÜDAVİMLERİ
“Bose’nin uçakta gürültüyü geçirmeyen bir kulaklığı var. Muhteşem bir inovasyon örneği olduğunu düşünüyorum. Özellikle ABD’ye yaptığımız uzun uçuşlarda çok kullanışlı buluyorum. Bunun dışında mutlaka yanıma bir kitap alıyorum. Örneğin Elif Şafak’ın Firarperest’ini okumaya, geçtiğimiz ay gerçekleştirdiğimiz Miami yolculuğumuz sırasında başladım.”