ağustos - eylül 2009
Gezi Notları
Sayı : 12
English
French
Georgian

http://www.tavnewsport.com
İçindekiler
Anasayfa
CEO'dan
Gündem »
Gezi Notları »
Kapak Konusu
Risk&Kontrol
İş Rotası
Havacılık Trendleri
Yönetim
TAV Dünyası »
Sağlık
Cin Fikirler
Yaşam Döngüsü
Sosyal Bilgiler »
Güçlü Halka
Hayat Rotası
Ellerin Mücizesi
Ajanda »
Aktif Hayat »
Platform
Summary
Port Anket

Kanallar ve laleler kenti

AMSTERDAM



 "Kuzey'in Venedik'i" olarak bilinen, Avrupa'nın "en büyük" küçük kentine doğru yaklaşıyoruz. Havadan bakıldığında gözlere tam bir şenlik yaşatan, "Kanallar Kenti" Amsterdam'a daha ne sıfatlar yakıştırılmıyor ki... "Laler Kenti", "Değirmenler Kenti", "Özgürlükler Kenti", "Hoşgörü Kenti"... Güneş'in halen parladığı bir ilk yaz akşamı, İzmir'den yola çıktığımız 4 saat süren uçak yolculuğunun ardından, kentin muhteşem görüntüsünün tadını çıkararak iniyoruz Amsterdam'a. 16. yüzyılda Osmanlı'dan getirilen laleler selamlıyor bizi.



Amsterdam, çoğunlukla 17. yüzyıldan kalma yapılarıyla, Avrupa'daki en tarihsel kent dokularından birini barındırıyor. Kentin eski bölümü iç içe geçmiş ay biçimindeki kanallardan oluşuyor.



Hollanda'nın başkenti Amsterdam, 12. yüzyılda Amstel ırmağının kıyısında bir balıkçı köyü olarak kurulmuş. Amsterdam'ın şöhreti, bugün Hollanda'nın önüne geçmeye başlamış durumda. 750 bin nüfusa sahip kent, tarihi dokusu, müzeleri, kanalları, bisikletleri ve dünyanın genelinden oldukça farklı "özgürlük" anlayışı ile yılda 10 milyona yakın turist çekiyor. Amsterdam için tam bir "hoşgörü" kenti denebilir. Farklı özgürlük anlayışlarına sahip insanların uyum içinde birlikte yaşadığı ve dünyanın dört bir yanından akın ettiği şehirde, şiddete yönelik suçlar yok denecek kadar az. Coğrafyanın düz olması nedeniyle çok kullanışlı olan bisiklet ve 16'ncı yüzyılda Osmanlı'dan getirilen laleler şehrin simgesi haline gelmiş. Şehirde neredeyse kişi başına bir lale soğanıyla bir bisiklet düşüyor. Çeşitli renk ve türde üretilen lale soğanları, hediyelik eşya listesinin başına geçmiş durumda.

Kanallar Kenti

Şehirdeki yapıların çoğu son üç yüzyıl içinde inşa edilmiş. Toprağın alt katmanları yumuşak olduğu için evlerin temelleri tahta ve metal yığınlarıyla güçlendiriliyor. Yer darlığından alternatif yerleşim olarak kanallarda yüzen evler inşa edilmiş. 10 bin'e yakın insan bu evlerde yaşıyor. Yüzen evlerin posta adresi, elektrik ve gaz gibi tüm gereksinimleri karşılanıyor. Amsterdam'da 17'inci yüzyılda yapılan Normal Amsterdam Seviyesi (NAP) denilen su seviyesini düzenleme sistemiyle kanallardaki su seviyesi kontrol altında tutuluyor. Su seviyesi NAP'ın üzerine çıkarsa felaket de yanında geliyor. En son örneği 1953 yılında yaşanmış. Şehri bir de kanal turuyla görmeden sakın dönmeyin.

"Sarı Laleler"in Mekanı

İstanbul için Taksim Meydanı neyse, Dam Meydanı da Amsterdam için aynı. II. Dünya Savaşı'nda ölenlerin anısına dikilen anıt, saray, kültür merkezleri ve kentin en büyük otelleri bu meydan ve çevresinde bulunuyor. Meydan aynı zamanda; turistlerin yanı sıra iş adamları ve sokak sanatçılarının da uğrak mekânı. Leidseplein ise eski şehrin batısında yer alan ve Amsterdam'ın mutlaka gidilmesi gereken semtlerinden biri. Semt; kafeler, tiyatrolar, gece kulüpleri, barlar ve restoranlarla çevrili. Ardından Muntplein'a gidecek olursanız, MFÖ'nün meşhur "Sarı Laleler" parçasında adı geçen "Çiçek Pazarı"nda bir gezintiye çıkabilirsiniz. Westerkerk, Amsterdam'ın en yüksek kulesi. Ayrıca dünyaca ünlü ressam Rembrandt'ın mezarının da yer aldığı bu tepeye kış aylarında çıkmak için yalnızca pazar günleri izin veriliyor.

Restoranlar

Amsterdam'da yemek konusunda sorun yaşamak pek olası değil. Çünkü restoranlarda dünyanın her mutfağından örnekler bulabilirsiniz. Daha çok Fransız, Endonezya, Arjantin, Çin ve Yakın Doğu mutfaklarının tercih ediliyor olduğunu da söylemeliyiz. Hollandalılar kahvaltıda genellikle yalnızca ekmek, peynir, tereyağı ve marmelat yiyor. Öğlen yemeği içinse hafif yemekleri tercih eden Hollandalılar, çoğu zaman öğle saatlerini bir sandviçle geçiştiriyor. Restoranlar saat 22:00'ye kadar açık. Mayonez ve tereyağıyla servis edilen patates kızartması özellikle tavsiye edilen spesiyal tatlar arasında yer alıyor. Hollanda'nın diğer spesiyaliteleri ise balık, hutspot-patates, lahana, soğan ve havuçla çevrelenen sosis, bezelye çorbası, pannenkoeken (peynirli elma kızartması) ve uitsmijte (peynir ve jambonlu omlet).

Yolculuk Zamanlaması

Biz Haziran ayında gitmiş olsak da Amsterdam'a seyahat etmek için seçilecek en uygun mevsim ilkbahar. "Lale sezonu" olarak adlandırılan 1 Nisan ile 15 Mayıs arasını kaçırmamakta fayda var. Biz lalelere yetiştik ama söz konusu tarihler arasında kentin inanılmaz bir lale güzelliği yaşadığı söyleniyor.




KUŞ BAKIŞI AMSTERDAM

Nüfus: 742,209, Saat dilimi: CET (UTC +1 saat), Telefon alan kodu: +20
  >> 12. yüzyılda Amstel ırmağının kıyısında bir balıkçı köyü olarak kurulan Amsterdam, bugün Hollanda'nın kişi sayısı bakımından en büyük, kültürel ve parasal yönden de en önemli kenti. Ancak Hollanda'nın başkenti Amsterdam hükümeti barındırmıyor. Hükümet binaları ve kamu kuruluşları idari başkent Lahey'de bulunuyor. Kentte 2005 sayımına göre 742.209 kişi yaşasa da, bu sayı çevresiyle birlikte 1,5 milyonu buluyor.
>> Amsterdam, en çok ziyaret edilen beşinci merkez olarak yılda 4.2 milyon turist çekiyor. 17'si 5 yıldızlı olmak üzere 350 otel ve toplamda 45 bin yatak kapasitesi ile bu turistlere hizmet veriyor.
>> Bisiklet-dostu kentte araba kiralamayı aklınıza bile getirmeyin. Çünkü park ücretleri oldukça yüksek, birçok cadde ve sokak araç trafiğine kapatılmış durumda ve bisiklet her yere ulaşmak için çok daha kullanışlı. Toplu taşıma, otobüs, tramvay, deniz taksi, ve deniz otobüsü ile sağlanıyor. Şehirde ayrıca dört metro hattı bulunuyor.
>> Amsterdam Schipol Havalimanı, Amsterdam Ana Tren İstasyonu'ndan trenle yaklaşık 15-20 dakika kadar uzaklıkta.

Görülmesi gereken yerler
>> Van Gogh Müzesi: 200'den fazla resim, 500 çizim ve taslak, ayrıca Japon eserleri yer alıyor. www.vangoghmuseum.nl
>> Anne Frank Evi: İkinci Dünya Savaşı'nın en çok bilinen madur isminin evini her yıl 1 milyon kişi ziyaret ediyor. www.annefrank.org
>> Rijks Müzesi : Amsterdam'ın en büyük ve en önemli müzeleri arasında yer alıyor ve Rembrandt eserleri görmek için en verimli müze olarak biliniyor. 1400- 1900'ler arası 5 bin resim içeriyor. www.rijksmuseum.nl
>> Rembrandthuis (Rembrandt evi): Ressam, 17.yy izlerini taşıyan bu evde yaklaşık 20 yıl yaşamış. Gitmemek olmaz! www.rembrandthuis.nl
>> Jordan: Amsterdam’ın bambaşka yüzü. Çiçekli balkonları ile kanal boyunca sıralanan binalar ve kanal kenarlarında keyifli kafelerde tüm gece boyunca oturmak mümkün. Bu bölge adeta kanal boyu evleri müzesi gibi.
>> Red Light District (Kırmızı Fener Semti): Ününü bilen biliyor. Fazla söze gerek yok. www.pic-amsterdam.com
>> Madame Tussauds Müzesi: Meşhur balmumu heykel müzesine gitmeden önce biletinizi mutlaka ayarlayın. Kuyruklar fena oluyor.



  ETIKETLER:
amsterdam    laleler    hollanda    kanallar    sari-laleler    van-gogh-muzesi    anne-frank-evi    rijks   
rembrandthuis    madame-tussauds    dam-meydani