Ocak - Mart 2011
Gezi Notları
Sayı : 19
English
French
Georgian

http://www.tavnewsport.com
İçindekiler
Anasayfa
CEO'dan
Gezi Notları
Kapak Konusu
Risk&Kontrol
İş Rotası
Havacılık Trendleri
Yönetim
TAV Dünyası »
Profesyonel
Durum Raporu
Ellerin Mucizesi
Seyahat Çantası
Sürdürülebilir Kalkınma
İçimizden Biri
Teknoloji
Ajanda »
Aktif Hayat »
Summary

DANSIN VE DEVRİMİN ÜLKESİ KÜBA

Herkesin sıralaması farklı olsa da Küba denildiğinde ilk akla gelen isimler, ‘Che’, ‘Castro’, ‘devrim’, ‘müzik’, ‘dans’ ve ‘puro’dur.


* Başkent Havana’daki yönetim binası El Capitolio.

Sosyalizmin son kalelerinden biri olan, dansın ve müziğin ülkesi Küba’ya ayak bastığınızda, bildiklerinizden farklı olarak, evlerin duvarlarından yansıyan bir renk cümbüşü içine düşecek ve eski arabaların arasında kendinizi 1950’lerde hissedeceksiniz.
İş ve okul hayatı saat 08:00’da başladığı için, Küba halkı güne çok erken başlıyor. Turist olarak siz de erken saatte yola düşerseniz, o saatte nasıl bu kadar güler yüzlü olabildiklerine şaşıracaksınız.


TERMİNALDE TÜTÜN KOKUSU
Havana Jose Marti Havalimanı’na inip, terminale giriş yaptğınızda ilk algıladığınız şey, muhteşem bir tütün kokusu olacak. Rahatsız etmeyen, içinize çekme ihtiyacı duyduğunuz bir koku. Öyle ki, hemen puro almak isteyeceksiniz. Ama şunu unutmayın ki, güzel kızların bacakları üzerinde puro sardığına dair kulağınıza çalınmış olan sözler tamamen efsane! Küba’da kaçak puro da çok yaygın. Gün boyunca ‘puro lazım mı’ sorusuyla karşılaşıyorsunuz.

TURİST PEZOSU
Küba’da turist olmak, ‘convertible peso’ (dönüştürülebilir pezo) adı verilen farklı bir para birimiyle yaşamanızı gerektiriyor. Turistler için 20-25 Dolar olan tiyatro, sinema biletleri halk için 1-4 pezo arasında değişirken, 3-8 Dolar olan müze fiyatları ise aslında 2-4 pezo arasında. Ancak Küba’ya eğitim için gelmişseniz, halkın sahip olduğu, ücretsiz eğitim ve sağlık gibi tüm olanaklara sahip oluyorsunuz.
*Belediye binası olarak kullanılan Cienfuegos Plaza etkileyici mimarisi ile göze çarpıyor.

SALSA YETENEĞİ GENETİK
Genetik olsa gerek, salsa dansını 7’den 70’e tüm Kübalılar hakkını vererek yapabiliyor. Dans söz konusu olunca, birbirlerini tanımayan erkek ve kadınlar, birbirlerini dansa davet edip, dansın ardından da teşekkür ederek masalarına geri dönebiliyor. Kübalılar için müziği dinlemek ve ritme uyum sağlamak son derece önemli. Müzik ve dans ile bu kadar içiçe olunca, haftanın son günü olan cumayı “fiesta” adını verdikleri partilere ayırıyorlar. Evlerde ya da barlarda düzenlenen bu partilerde ucuz ama çok lezzetli Mojito içmek mümkün.

HAVANA’NIN KORDONU: MALECON
Partiden söz etmişken, Malecon partilerini kaçırmak olmaz. Malecon, Kordon’a benzeyen, deniz kenarında uzanan bir alan. Burada düzenlenen partilerde içki hem daha ucuz hem de yerel halkla sohbet etme şansı bulunuyor. Havana’daki yolların neredeyse tamamı Malecon’a çıkıyor. Küba’da her restoranda, kafede, barda bulunan amatör müzik grupları Malecon’da çalıyor.

DEVRİM MEYDANI

Devrim Meydanı’na adım attığınızda sizi Jose Marti ve Che Guevara karşılıyor. Devlet Başkanı Fidel Castro ‘nun her eyleme önderlik ettiği bu meydanın büyüklüğünü görünce, İspanyollara karşı mücadele veren Marti’nin ”Onurumla yaşadım, yüzüm güneşe dönük öleceğim” sözlerini duyar gibi oluyorsunuz. Meydan, 11 milyonluk Küba halkının neredeyse tamamını alabilecek büyüklükte! Havana’nın her yerinde, yollarda, bilbordlarda, tabelalarda, binaların duvarlarında, ya Castro’nun bir sözü, ya Che Guevara’nın resmi ya da devrimin nasıl yapıldığını ve nasıl sürdürüleceğini anlatan özlü sözler yer alıyor.

KÜBALI KADINLAR
Küba’da kadınların tamamına yakını, erkekler gibi üretime katılıyor. Genellikle çok erken yaşlarda evlenen ve çocuk doğuran kadınlar, bir süre uzak kalsalar da tekrar işlerine geri dönüyor. Küba’da kadınlar için 15. yaş günü çok önemli. 15. yaş gününde gelinlik gibi çeşit çeşit elbiseler giyen kızlar fotoğraf çektiriyorlar. Akşam büyük bir partinin düzenlendiği yaş gününde, 15 yaşına giren kız önce babasıyla, daha sonra da 15 kavalyeyle dans ediyor.

YOKSUL, EĞİTİMLİ, SAĞLIKLI VE MUTLU İNSANLARIN ÜLKESİ
Küba’da, yaşadığımız dünyanın varlık anlayışı yok. Yoksul olduklarını görebiliyorsunuz. Ama yaşam süresi oldukça yüksek ve dünyanın en eğitimli yoksulları Küba’da yaşıyor. Herkesin ağzında puro, kulağında müzik, yüzünde gülücük var… Siz de karışın aralarına, kol kola girin, şarkılar söyleyin, dansedin, mutlu olun… çünkü Küba’da mutluluk bulaşıcı!

* TRINIDAD: UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Trinidad’ın kent dokusu tamamen kendine özgü. Pastel renklere boyanmış, bir-iki katlı, bitişik nizam evler ve Arnavut kaldırımlı sokaklar. Yansıyan güneş ışınlarının göz rahatsızlıklarına yol açmasını önlemek amacıyla, bu bölgede evlerin beyaza boyanması yasaklanmış. Trinidad sokaklarında kurulan pazara uğramayı ihmal etmeyin.


NERELERE GİTMELİ?

DEVRİM MÜZESİ: Havana’da yer alan müzenin önünde Fidel’in bizzat kullanmış olduğu tank sergileniyor. İçeride ise devrim yıllarına ait birçok belge ve fotoğraf bulunuyor. Müzenin arka tarafındaki binanın içinde, Fidel, Che ve Raul’un da aralarında bulunduğu 82 devrimcinin, 25 Kasım 1956’da Meksika’nın Tuxon kentinden yola çıkıp, 2 Aralık 1956’da Küba’nın Granma bölgesine geldikleri, aslında 12 kişilik olan Granma yatı bulunuyor. Bahçesinde ise çatışmalarda kullanılan diğer araçlar sergileniyor.

ROM MÜZESİ: Havana Club’ın tanıtıldığı Rom Müzesi’nin çok hoş bir avlusu var. Burada canlı müzik yapan grubu dinleyip barda sizin için hazırlanan şeker kamışı suyu, portakal suyu ve Havana Club karışımı kokteylinizi içebilirsiniz. Müze rehberi size romun üretim sürecini ve rom çeşitlerini anlatacak. Piyasada sıklıkla rastlanan bir yıllık beyaz ve üç yıllık sarı romun kokteyl yapımında kullanıldığını, yedi yıllık kahverengi romun ise sek olarak içildiğini öğreneceksiniz. Çıkışta ikram edilen yedi yıllık Havana Club’ü denedikten sonra müzenin satış bölümünden birkaç şişe rom alabilirsiniz.

HOTEL AMBOS MUNDOS: Bir yemek saatiniz için Hemingway’in uzunca bir süre konaklayarak ‘Silahlara Veda’ ve ‘Çanlar Kimin İçin Çalıyor’ adlı eserlerini yazdığı Hotel Ambos Mundos’un çatısındaki restorana uğrayabilirsiniz.

SANTA CLARA: Santa Clara girişinde bir tatil köyü bulunuyor ve kişi başı 12 peso ödeyerek, bol çeşitli açık büfe öğle yemeği alabilirsiniz. Yemekten sonra Che’nin anıt mezarını ve zırhlı tren baskınının yapıldığı istasyonu ziyaret etmeniz mümkün.

GUANTANAMO Guantanamera (Guantanamo’dan gelen kız) şarkısıyla ünlenen Guantanamo, Küba’daki en iyi kakaonun yetiştiği, nüfusun az olması nedeniyle yapılaşmanın da az olduğu bir bölge. Yemyeşil ağaçları, nehirleri ve papağanlarıyla cennet gibi. Santiago’ya 64, Havana’ya ise 920 km uzaklıktaki Guantanamo Körfezi’nde bulunan Amerikan deniz üssü, 117,7 kilometrekarelik bir alanı ve 17,5 kilometrelik sahil hattını kaplıyor. 1903’te ABD, tek taraflı anlaşma ile Guantanamo Körfezi’nde ihtiyacı olan alanı aldığını ilan etti.
Guantanamo’daki, el değmemiş, kimsenin olmadığı eşsiz güzellikteki Baracoa plajına mutlaka gidin. Dönüşte de yollarda satılan, ”Cucuruchu de coco” denilen ve yaprak külahlarda üç pesoya satılan hindistancevizi ve ananas karışımı lezzetli şekerlemeden yemeyi unutmayın.


KUŞBAKIŞI
Küba Cumhuriyeti
Dili: İspanyolca
Nüfusu: 11 milyon 500 bin’e yaklaşıyor
Etnik Dağılım: % 65 Avrupalı (İspanyol ve diğerleri), % 10 Afro-Kübalı (Igbo ve diğer), % 25 Mulatto ve Mestizo
İklim: Ada, etrafındaki sular tarafından ılıklaştırılmış bir tropikal iklime sahip. Karayip Denizi’nin sıcak suları ve adanın Meksika Körfezi’nin karşısında olması adayı kasırgalara açık hale de getiriyor.
Ayrıntılı bilgi için bkz.: www.wikipedia.org


  ETIKETLER:
havana    kuba    puro    dans    che    devrim    muzik