aralık - ocak 2010
Gezi Notları | isvicre | 
Sayı : 14
English
French
Georgian

http://www.tavnewsport.com
İçindekiler
Anasayfa
CEO'dan
Gündem »
Gezi Notları »
Kapak Konusu
Risk&Kontrol
İş Rotası
Havacılık Trendleri
Yönetim
TAV Dünyası »
Sağlık
Cin Fikirler
Yaşam Döngüsü »
Sosyal Bilgiler »
Teknoloji
Güçlü Halka
Hayat Rotası
Ellerin Mücizesi
Ajanda »
Aktif Hayat »
Platform
Summary
Port Anket

Kusursuzluğun başkenti: ZÜRİH

Bu şehirde trenler dakik, sokaklar temiz, her yer güvenli. Dahası, doğası harika, saatleri klas, çikolataları muhteşem. Zürih’te, “Bir yer bu kadar da kusursuz olamaz” düşüncesi ile dolaşıp durduk. Belki bu kusursuzluk başkentine, siz gidince bir kusur bulursunuz.
Belki yeni bir şehre gitmek, yeni bir kültürle tanışmak için tuhaf bir gün seçtiğimizi düşünebilirsiniz, ama çalışanların sitayişle andığı pazartesi, Zürih’te sanki cumartesi olarak yaşanıyor. Bu duyguya, Zürih Havalimanı’na indiğinizde kapılmıyorsunuz hemen. Çünkü oldukça yoğun olan liman, İsviçre’nin ekonomik başkenti olan şehre girişte bunu hatırlatan işaretlerle dolu. Ama havalimanı ile şehir arasındaki 53 kilometreyi kat ettikten sonra içinizi değişik bir huzur kaplıyor. Avrupa’nın en önemli finans merkezlerinden biri olması nedeniyle çevrenizde çok sayıda takım elbiseli insan görmenize rağmen, Zürih hakkındaki bu fikriniz değişmiyor.

GÖLÜ SAKİN, GECESİ HAREKETLİ

Adını, şehri boydan boya sarmalayan Zürih Gölü'nden alan kent, bu gölle birlikte soluk alıp veriyor sanki. Kasım ayında sizi ressam olmaya özendirecek kadar güzel pozlar veren göl, yazın meltem eşliğinde yüzen kuğuları, kışın ise tamamen kendi sessizliği ile tanınıyormuş burada. Anlayacağınız, Zürih Gölü her mevsim başka bir güzel. Limmat Nehri’nin Zürih Gölü’ne döküldüğü bu etkileyici şehirde, yeni tatlar, yeni mutluluklar sizi bekliyor. Akşam yemeği yenilen mekânlar ise anlatılmaya değer. Dekorasyonu son derece ananevi unsurlar taşıyor Zeughauskeller’in; dört büyük ahşap ayaküstüne oturtulmuş şatovari bir atmosfer ve duvarlarda geçmişten bugüne savaş aletleri kronolojisi. Ama müşteri profili ortamın tam aksine son derece enternasyonal. Yemeklere gelince… Geleneksel İsviçre Mutfağı'ndan örnek tatlar için, Burgermeister Schwert (kılıçta süt danası ve özel sos) ya da Bratwurst denenebilir. Vejetaryenseniz, Fransız soslu karışık salata ya da küf peyniri ile servis edilen patates (Gnocci) de hemen akla gelen alternatifler arasında. Ama siz, “Benim zamanım kıymetli. Hem şehri görmek hem de yemek yemek istiyorum.” diyenlerdenseniz akşam saat 7’de kalkan tramvayı yakalamanız gerekiyor. Çünkü bu tramvayla hem oldukça leziz yemekleri tadıyor hem de şehri şöyle bir turluyorsunuz.


Yemek sonrası, şehrin akşamdan geceye geçişine tanık mı olmak istiyor sunuz? Evlerin çoğunda saat 10’dan sonra ışıklar sönüyor. Ama şehrin hatırı sayılır bir kısmı da yeni yeni sokaklara, oradan da publara, barlara, gece kulüplerine yöneliyor. Zürih’te de gece hayatı, kalabalık, renkli ve eğlenceli.

KATEDRALLER, MÜZE EVLER VE TABİİ Kİ ÇİKOLATA

Sabah bol bol değişik peynir çeşitlerini tadabileceğiniz bir kahvaltıdan sonra, ilk günün yabancılığını atmanın verdiği zindelikle, pek çok Avrupa kentinde rastladığınız ‘oturmuş şehir’ imajının Zürih için de geçerli olduğunu fark ediyorsunuz. Dikkatinizi çekeceğini düşündüğümüz bir başka nokta ise, şehirde adım başı heykel olması. Bu heykeller genellikle çeşmelerin çevresinde bulunuyor. Bu heykellerin şehre oldukça farklı bir hava kattığı kesin.

Zürih Katedrali (The Grossmünster) de şehre farklı hava katan yapılardan. Sekizinci yüzyıldan kalma katedral, Romanesk ve Gotik tarzının yanı sıra, kulelerinden bakan turistlerde, gördükleri manzaraya doğru gitme isteği uyandırması ile de tanınıyor. Bir başka tarihi yapı olan Fraumünster'in 1970'de Chagall tarafından renklendirilen camları da gerçekten ilgi çekici.

Evler de çok konuşkan Zürih’te. Şehrin düzenini, değerini, evlerin birkaç sözünden hemen anlıyorsunuz. İki-üç asrı devirmiş binalar, sanki dün yapılmışçasına bakımlı ve özenli duruyor. Bu da bizde, tarih sahnesindeki pek çok önemli figürün ziyaret ettiği bu şehirdeki evleri daha yakından inceleme merakı uyandırıyor. Örneğin Çek yazar Franz Kafka, Alman yazar Bertold Brecht, Rus siyaset adamı Vladimir Lenin, İzafiyet Teoremi ile fizik alanında çığır açan Albert Einstein gibi birçok ünlü ismin bu şehirdeki evleri bugün müze haline çevrilmiş durumda. Ayrıca bu müze evleri gezerken, bu ünlülere ait pek çok dedikodu duymanız da mümkün. Tabii meraklısına.

Katedral, müze evler derken yemek zamanı, içinde şarap, bonfile ve krema bulunan, Zürih'e özel bir lezzetin tadına bakabilirsiniz: Versuva Usulü Bonfile. İsviçre’ye kadar gelip de dünyaca ünlü çikolatalarından tatmadan dönmek de olmaz. Bütün İsviçre şehirlerinde olduğu gibi Zürih’te de karamellisinden çileklisine, büyüğünden küçüğüne değişik şekillerde yapılan pek çok çikolata çeşidi var.


ZÜRİH HAVALİMANI (ESKİ ADIYLA ZÜRİH-KLOTEN HAVALİMANI)
İsviçre’nin en büyük uluslararası havalimanı olma özelliğine sahip Zürih Havalimanı 1953 yılında hizmete açılmış. Ülkenin en büyük şehri olan Zürih’e 53 kilometre mesafedeki liman, aynı zamanda, operasyonları Lufthansa tarafından yürütülen Swiss International Air Lines’a (SWISS) da ev sahipliği yapıyor. 2003 yılında tamamlanan kapsamlı bir büyüme projesi sonrasında Zürih Havalimanı yeni bir otoparka, orta büyüklükte bir terminale ve bu yeni terminalle eskiden var olan terminal arasında yolcu taşıyan bir metro sistemine sahip olmuş. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) tarafından verilen kodu ZRH olan Zürih Havalimanı, geçen yıl 22 milyon 100 bin yolcu tarafından ziyaret edilmiş.
UÇUŞ KARTI
İZMİR’DEN ZÜRİH’E SUNEXPRESS İLE UÇTUK
AnadoluJet, THY’nin alt markası olarak 2008 yılında beş uçaktan oluşan filosuyla, Ankara merkezli olarak, 304 seferle uçuşlara başladı. Şu an sekiz uçaktan oluşan filosuyla, 20 şehirde, 370 seferle faaliyetine devam ediyor. Yolcuya sunulan ilave servislerin yalınlaştırılmasıyla elde edilen maliyet avantajını bilet ücretlerine yansıtan AnadoluJet ile Hatay’a gidiş ve dönüş biletimizi, 13 Eylül’de, tek yön 29 TL olmak üzere internetten aldık. Çok da memnun kaldık!
İZMİR-ZÜRİH HATTI
YOLCU: Ulaş Atay (Editör)
www.sunexpress.com

Şimdi kayak zamanı!

İsviçre'ye giderken saatleri, çikolatası ve gölleri kadar kayak merkezlerini de unutmamak lazım. Ayrıca İsviçre'nin kaliteli bir ulaşım ağına sahip ve alan olarak küçük sayılabilecek bir ülke olması, komşu ülkelerdeki kayak merkezlerini de cazip kılıyor. İşte o kayak merkezlerinden bazıları:

Zermatt: Valais Kantonu'ndaki bu küçük kasaba, İtalya sınırına sadece 10 kilometre mesafede. Sabit nüfusu 6 bini bile bulmayan kasaba, büyük bir vadinin kuzey yamacına bakıyor.

Courchevel: Fransız Alpleri'nde yer alan Courchevel, dünyanın en büyük tabii kayak alanı olan 'Les Trois Vallées'in bir parçası. Dünya çapında tanınan ve Fransa'nın, İsviçre sınırına yakın olan Courchevel, aynı zamanda Fransa'nın ilk kayak tatil merkezi olma özelliğine de sahip.
St. Moritz: İsviçre'nin Engadine Vadisi'ndeki bu olağanüstü tatil kasabası, Doğu Alpler'in en yüksek noktası olan 'Piz Bernina'nın sadece birkaç kilometre kuzeyinde yer alıyor. St. Moritz'in önemli bir özelliği de, benzeri kayak merkezleri göre daha ekonomik olması.
Chamonix: Fransa'nın güneydoğusundaki bu tanınmış kayak merkezi, 1924 Kış Olimpiyatları'na ev sahipliği yapmış. Fransa'nın en yüksekteki yerleşim birimi olma özelliğini, komşusu Mont-Blanc ile paylaşan Chamonix, kayak dışında, kaya tırmanışı, rafting, dağcılık gibi sporlar için de oldukça uygun bir yer.
Grindelwald: Bern Kantonu'ndaki bu küçük köyün nüfusu sadece 4 bin. Özellikle kayağa yeni başlayanlara ve orta seviyedekilere hitap eden parkurları ile tanınan bu merkez, müzeleri ve golf alanları ile de ilgi topluyor.

ZÜRİH HAKKINDA

Nüfus: 1 milyon 680 bin (metropolitan),
Koordinatlar: 47° 22' N 8° 32' E (UTC/GMT +1 saat)
Telefon alan kodu: +41 (43/44)

* Öncelikle çoğu insanın sandığının aksine Zürih'in İsviçre'nin başkenti olmadığını belirtelim. İsviçre'nin resmi başkenti Bern, ama Zürih de hem finansal hem de kültürel başkent konumunda.
* Ulaşım için en pratik ve ekonomik yöntem bir 'Nine-Uhr Pass' edinmek. Bizim akbillere, kentkartlara benzeyen bu bileti, sabah dokuzdan ertesi sabah dokuza kadar tüm vasıtalarda -gemi hariç- kullanabiliyorsunuz. Nine-Uhr Pass'ı bindiğiniz herhangi bir taşıttan temin edebilirsiniz.
* Bu şehirde bulunan restoranların bazı, belli zamanlarda çeşitli kıyafet baloları ya da yarışmalar düzenleniyor. Ayrıca ziyaretçilerine hoş vakit geçirtmek için ilgi çekici dekorlar ve mimari tarzlar da kullanıyorlar.
* Hava ne kadar soğuk olursa olsun, Zürih Gölü'nü etrafını mutlaka yürüyerek gezin.
* Şehrin arıtma sisteminin sağlamlığı, Zürih'te yaşayanların, İstanbul'da yaşayanlara nispet yaparcasına her yerden göle girebilmelerinden belli. Ayrıca göl kıyısında plajlar da mevcut.
* Henüz işi ticarete dökmemiş Zürih Operası, bu alanla ilgilenenler için güzel seçenek. Genellikle Alman ekolüne ait eserlerle karşılaşacağınızı ve göl manzaralı terasını görmeniz gerektiğini hatırlatmakta fayda var.
* Zürih'e gidip de Uetliberg Tepesi'nden şehre bakmadan olmaz. Biz bakmadık, ama çok methini duyduk. Siz atlamayın!
* Saatlerinizi 1 saat geri almayı unutmayın. Tabii Türkiye'den gidiyorsanız!
* Dünyanın en yaşanılır şehirlerinden biri olma sıralamasında Kanada'nın Toronto şehri ile sık sık çekişen Zürih, temiz havası, güvenli yapısı, dakik ve kaliteli toplu taşıma sistemine rağmen, dünyanın pek çok yerindeki 'ülkenin en büyük şehri' sıfatına binaen hayat kadınlarından dilencilere, madde bağımlılarından sarhoşlara kadar pek çok renkli simaya da ev sahipliği yapıyor.
* Trafik sıkışıklığı ve korna sesi, bu şehre geldikten sonra sizin için unutulması gereken birer anı olarak kalıyor.
* Son olarak, şehirde yaşayanların çöplerini, sadece bu iş için üretilmiş özel çöp torbalarına atabildiği ve tüm caddelerin sabaha karşı belediye görevlilerince deterjanlı sularla yıkadığını da belirtelim.

RHEINFALL: AVRUPA’NIN NIAGARA’SI



Malum, pek çok kişinin kışın kayak yapmaya gittiği İsviçre’nin iklimi oldukça sert. Ama yine de bu sert iklime rağmen güneşli günlerin sayısı hiç de az değil. Eğer şansınız yaver gitti ve hava açtıysa, limandan kalkan gemi turları ile Rapperswill’e gidebilirsiniz; şirin dükkâncıklar, rengârenk ve süslü vitrinler, sahilde yanyana uzanan kafeler… Diğer bir gezi alternatifi ise Pfaffıkonesee. Tabii eğer ördeklere yem atarak sessizliğin sesinde kaybolmak istiyorsanız. Ama dürüst olmak gerekirse bu iki yer hakkındaki tüm bilgileri size broşürlerden aktaralım. Namını çok duyduğunuz, Avrupa’nın en büyük şelalesi Rheinfall’a (İngilizce kaynaklarda ve turizm broşürlerinde ‘The Rhine Falls’) oradan, trenle Schaffhausen, oradan da otobüsle Rheinfall’a geçebilirsiniz. Kanton Schaffhausen ile Kanton Zürih arasında kalan, ortalama 23 metre yüksekliğinde ve 150 metre genişliğindeki kayalardan oluşan bu muazzam şelaleden, saniyede 700 metreküp su akıyormuş. En fazla akım 1965 senesinde saniyede bin 250 metreküple, en az akım ise 1921 senesinde saniyede 95 metreküple ölçülmüş.



İsviçre’nin, dünyanın gelişmiş demokrasilerinden biri olduğunun en iyi göstergelerinden biri de yine bu şelale ile ilgili. Rheinfall üzerine bir hidroelektrik santrali kurulması kararı 1948 yılında onaylanıyor. Onaydan dört yıl sonra, yani 1952’de inşaata başlanması planlanırken, Emil Egli liderliğinde 150 bin İsviçre vatandaşının imzasını taşıyan bir dilekçe tüm bunların önüne geçiyor. Bu protesto o kadar ses getiriyor ki, bugün dahi Rheinfall üzerinde küçücük bir enerji ünitesi var sadece. Şelale ekonomiye en büyük katkısını turizm yoluyla yapıyor.

Manzarayı daha iyi görebilmek için, yaklaşık 300 basamaktan oluşan bir merdivenden inmeniz gerekiyor. Manzara olağanüstü. Ama o basamakları çıkması da cabası.

Şimdiki yemek önerisi ise Wallis usulü nefis bir ‘Käse Fondue’ olabilir.

PAHALI AMA KLAS



Zürih’in turistlere yönelik tarihi eser azlığının da etkisiyle kalan satlerinizi alışveriş yaparak geçirebilirsiniz. Göl kıyısından ayrılıp sağdan yol ayrımını takip ettiğinizde, Zürih’in meşhur alışveriş merkezi Bahnhofstrasse, Gucci’den Jemoli’ye tüm markaları bulabileceğiniz, ama bu çeşitliliğe ve üst düzey rekabete rağmen fiyatların da hayli yüksek olduğu bir yer. Silk&Cashmere'in ilk mağazasını burada açtığını da düşünürsek, Zürih’in bu anlamda, ‘gerçek’ alışveriş tutkunlarına hitap eden bir şehir olduğu tartışma götürmez bir gerçek.

   ETIKETLER:
zurih    isvicre    zurih-havalimani    limmat-nehri    katedraller    cikolata    rheinfall    pahali-ama-klas-   
kayak    izmir