“Türkiye Yatırımcı İlişkileri Ödülleri” kapsamında bu yıl beş ayrı dalda ödüle layık görülen Yatırımcı İlişkileri Departmanı, çalışma prensiplerinin temellerine, eşitlik, şeffaflık, hesap verebilirlik ve sorumluluk kavramlarını oturtuyor."
Yatırımcı İlişkileri Koordinatörlüğü neden kuruldu?
NURSEL İLGEN: TAV Havalimanları Holding’in Şubat 2007’de gerçekleşen halka arzından altı ay önce, bu süreci en iyi şekilde yönetmek amacıyla kuruldu. Her ikisi de Yatırımcı İlişkileri Uzmanı olarak görev alan ekip arkadaşlarım Besim Meriç ve Burcu Günhar ile birlikte; finans, pazarlama ve iletişim alanlarında yetkin, bakış açıları birbirini tamamlayan bir ekip olarak, Yönetim Kurulu ile sermaye piyasaları katılımcıları arasında çift yönlü iletişimi sağlamak amacıyla çalışıyoruz.
Halka açılan şirketlerde, Yatırımcı İlişkileri biriminin bulunması zorunlu mu?
N.İ. : Yatırımcı İlişkileri Birimi’nin kurulmasının zorunlu hale gelmesi Mart 2008 yılında gerçekleşti. Sermaye Piyasası Kurulu’nun ilgili tebliğinde, ‘pay sahipleriyle ilişkiler birimi’nin oluşturulması ve burada çalışan personelin ‘SPK İleri Düzey Lisansı’na, Kurumsal Yönetim Derecelendirme Lisansı’na sahip olması gerekliliği belirtildi. Doğrudan CEO’ya bağlı tam zamanlı bir yönetici bulundurma zorunluluğu da henüz Türkiye’de çok yeni. Bu, küreselleşmenin getirdiği bir gelişme olarak değerlendirilmeli.
Yaptığınız işi nasıl tanımlıyorsunuz?
N.İ. : Tek bir tanım olmasa da, en uygun tanımı ABD’deki National Investor Relations Institute (NIRI, Yatırımcı İlişkileri Derneği) adlı kurumun yaptığını düşünüyorum. NIRI’nın tanımına göre “Yatırımcı ilişkileri, şirket ve şirket hissesinin adil değerine katkıda bulunacak finansal kesim arasında, en etkili çift taraflı iletişimi sağlamak amacıyla, finans, iletişim, pazarlama ve mevzuata uygunluğu bütünleştiren stratejik bir yönetim sorumluluğudur”. Bu tanımdan da anlaşıldığı üzere, Yatırımcı İlişkileri bünyesinde dört farklı disiplin bulunuyor; finans, iletişim, pazarlama ve hukuk (mevzuata uygunluk).
Yaptığımız işi daha basitçe şöyle açıklayabilirim: Şirket halka açıldıktan sonra ‘hisse senedi’ adını verdiğimiz yeni ürüne bir talep doğuyor ve bir fiyat oluşuyor. Hisse senedinin fiyatını belirleyen birçok faktör var. Ancak önemli olan, bu fiyatın doğru ve adil bir biçimde belirlenmesi. İşte, Yatırımcı İlişkileri’nin görevi burada çok net anlaşılıyor; şirketin adil değerine, yani olması gereken değere ulaşması için doğru bilgi akışını sağlamak. Bu doğrultuda finans piyasası ve bütün paydaşlarla iletişim kuruyoruz. Yaptığımız işte iletişim ve pazarlama çok önemli.
Hangi pazarlama araçlarını kullanıyorsunuz?
N.İ. : Sunumlar, yatırımcı konferansları, telekonferans ve toplantılar gibi farklı mecralarda kendimizi anlatıyoruz. Ayrıca, yatırımcı ilişkileri internet sitesi üzerinden ticari sır kapsamında olmayan bilgileri düzenli olarak paylaşıyoruz. Herkese eşit, eş zamanlı ve istikrarlı bir bilgi akışı sağlamaya çalışıyoruz. En önemli araçlarımızdan biri de her yıl Kurumsal İletişim Koordinatörlüğü’nün tasarım anlamındaki desteğiyle hazırladığımız faaliyet raporlarımız. Bildiğiniz gibi faaliyet raporlarımızda farklı bir yaklaşımımız var ve vermemiz gereken bilgileri sunarken yaptığımız işin farklılığını anlatmanın ilginç, akılda kalıcı yollarını bulmaya çalışıyoruz.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), İşletme Bölümü’nden 1997 yılında mezun olan İlgen, bu tarihten sonra aracı kurumlarda dokuz yıl çalışarak fon yönetimi, araştırma, halka arz gibi finans konularında deneyim edindi. İlgen, CFA (Chartered Financial Analyst), Sermaye Piyasası Faaliyetleri İleri Düzey ve Kurumsal Yönetim Derecelendirme Lisanslarına sahip.
İlgen, TAV Havalimanları Holding Yatırımcı İlişkileri Birimini kurmak ve halka arz çalışmalarını yönetmek üzere 2006 yılının Eylül ayında TAV’a katıldı.
Nursel İLGEN, CFA
Yatırımcı İlişkileri Koordinatörü
Koordinatörlük olarak yarattığınız fark nedir?
N.İ. : Akademik çalışmalar, iyi bir ‘Yatırımcı İlişkileri’ ekibinin, şirket değerinin yaklaşık yüzde 10 kadar primli işlem görmesini sağlayabileceğini gösteriyor. Zayıf bir ‘Yatırımcı İlişkileri’ birimi veya böyle bir birimin olmaması, şirket hissesinin hak ettiği değerden yüzde 15 daha düşük değerlendirilmesine neden olabiliyor. Özetle, yatırımcı ilişkileriniz iyi ise yüzde 10 artı değer sağlıyorsunuz, zayıf ise yüzde 15 eksi!
Hangi kurumlara ve mercilere raporlama yapıyorsunuz?
N.İ. : Yatırımcı İlişkileri Koordinatörlüğü, Yönetim Kurulu ile finans sektörü arasında çift yönlü iletişimi sağlamayı hedefliyor. Dolayısıyla öncelikle TAV Havalimanları Holding Yönetim Kurulu ve diğer hissedarlarına rapor vermekle yükümlüyüz. Şirket çalışanları ve diğer paydaşlarımız da, gerek İMKB’ye yaptığımız özel durum açıklamaları gerekse Kurumsal İletişim tarafından hazırlanan basın bültenlerinin içeriğine destek vererek hitap ettiğimiz ayrı bir kitle. Rapor verdiğimiz ve kurallarına uymakla yükümlü olduğumuz yasal merciler arasında, başta Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) geliyor. Analistler de kapsama alanımız içerisindeler. Biz analistlere kuruluşumuzu anlatıyoruz, böylece onlar da aracı kurumlarda, müşterilerinden gelecek sorulara cevap verebiliyor. Finans piyasasının diğer katılımcıları arasındaki kurumsal fon yöneticileri, bireysel yatırımcılar da hedef kitlemiz içerisindeler.
Peki, TAV’ı yatırımcılara nasıl anlatıyorsunuz?
N.İ. : Kuruluşumuzu, Türkiye’de veya yurtdışında anlatırken, önce sektörü ve dünyadaki yerini anlatıyoruz. Küreselleşme nedeniyle dünyada trilyonlarca dolarlık fonlar yönetiliyor. Bu fonlar içerisinde, gelişmekte olan ülkelere, hisse senedi piyasasına ayırdıkları bir oran var. TAV Havalimanları Holding Yatırımcı İlişkileri Koordinatörlüğü olarak amacımız, bu fonlardan TAV’a yatırım yapılmasını sağlamak. Şirketin mali durumunu, operasyonlarını, geçmiş performansını anlatıyoruz. Bunun dışında stratejimizi, hedeflerimizi, geleceğe yönelik beklentilerimizi mevzuatla sınırlı olmak üzere paylaşıyoruz. Kurumsal yönetim uygulamalarımızı en doğru şekilde anlatmaya çalışıyoruz. Bazı fonların ya da yatırımcıların ilk sordukları, “Kurumsal yönetim ilkelerini ne düzeyde uyguluyorsunuz, azınlık haklarını ne kadar koruyorsunuz?” oluyor. Dolayısıyla her bir fona veya her bir yatırımcıya anlattığımız tek bir reçete yok. Sizin ne anlattığınız kadar, karşı tarafın soruları da çok önemli. Yatırımcı ve hissedar yorumlarını da Yönetim Kurulu’na rapor ediyoruz.
Genç bir kuruluş olarak sürekli yeni proje üretiyor ve bu projeler için yeni finans kaynakları yaratıyorsunuz. Bu da borçlu görünmenize neden oluyor. Peki, işin doğasından kaynaklanan bu çalışma şeklini, hedef kitlenize nasıl anlatıyorsunuz?
N.İ. : 2007 yılında, yaklaşık 1.7 milyar Dolar değerden halka açıldık, yüzde 18.4’ünü sattık, şirket içine yaklaşık 70 milyon Dolar para girişi oldu ama toplam halka arz büyüklüğü 320 milyon Dolar’dı. TAV Havalimanları’nın halka arzı, o döneme kadar Türkiye’de yapılan üçüncü büyük halka arzdı ve yaklaşık 5 milyar Dolar talep toplamıştık. Piyasanın sancılı bir dönemi olmasına rağmen çok yüksek bir talepti. Halka arzda da, 2009 yılında yaptığımız bedelli sermaye artırımında da bu kadar talep olmasının nedeni hikâyeyi doğru ve iyi anlatmamızda yatıyor. Bizim ön plana çıkardığımız konu şu: Bu şirket büyüyecek! Halka arzdan hemen sonra Tunus ihalesini kazandık, Monastır’da 2008 yılı başında Enfidha’da 2009 yılı sonunda faaliyete başladık. 2007 yılının Mayıs ayında Batum Havaalanı bünyemize katıldı. Aynı yılın Ağustos ayında Antalya Gazipaşa Havaalanı ihalesini kazandık. 2008 yılında Makedonya’daki havalimanlarının işletme hakkını kazandık ve 2010 yılı Mart ayında faaliyete başladık. Bunlar dışında, Havaş bünyesinde TGS ve NHS gibi iki ayrı iştirakimiz oldu. Sonuç olarak, TAV Havalimanları, üç buçuk yıl önceki haline göre, şu anda çok farklı bir konumda ve büyümenin büyük bir kısmı son beş yılda gerçekleşti. Biz aslında kendimizi anlatırken ‘yurtdışındaki havalimanı şirketleriyle bizi karşılaştırmayın’ diye söze başlıyoruz. Çünkü TAV’ın modeli tek. Aslında bu çok inovatif, kendine özgü bir model, ancak bazen anlatması zor olabiliyor.
TAV Havalimanları bünyesindeki departmanlar ve şirketlerle iletişiminiz nasıl?
N.İ. : TAV Havalimanları Holding İcra Kurulu Başkanı Sani Şener ve tüm Yönetim Kurulu’ndan çok büyük destek alıyoruz. TAV Havalimanları Holding gibi sürekli büyüyen ve dinamik bir şirkette bu desteğin bize sağlanmış olması çok büyük avantaj sağlıyor. Bünyemizdeki tüm iştiraklerle birebir görüşüyor ve bilgi alıyoruz. Holding bünyesindeki finans, iş geliştirme, strateji, mali işler, hukuk, kurumsal iletişim gibi hemen hemen tüm birimlerle iletişim halindeyiz. Tüm birimlerden bilgi akışı çok sağlıklı geliyor, bu anlamda çok şanslıyız.
Şirket dışına yapılacak tüm açıklamalar, tek sesli olmamız gerektiğinden mutlaka görüşlerimiz alınarak kamuoyu ile paylaşılıyor. Bilgi tutarsızlığı itibarı kötü etkileyeceği için bu kontrolün yapılması çok önemli. İtibar ve hisse senedi değeri arasında çok büyük bir bağ var. Bir şirketin itibarı iyi ise, hisse senedi değeri de artıyor. Attığımız her adımın halka açık bir şirket olduğumuz için Sermaye Piyasası Mevzuatı’na uygun olması gerekiyor. Biz sadece İMKB’ye açıklama yapıp sorumluluğumuzu orada bitirmiyoruz. Açıklama yaptığımız anda da telefonlar susmuyor, maillerden sürekli soru yağmuruna tutuluyoruz. Dolayısıyla, bilgiyi paylaştıktan sonra yansımalarını takip ediyoruz ve tekrar iletişime geçiyoruz.
TAV Havalimanları’nın Kurumsal Yönetim notu geçen sene 8,5 olarak açıklanmıştı. Kurumsal Yönetim ilkelerine uyum konusunda şirkete herhangi bir geri dönüş oluyor mu?
N.İ. : İlk defa geçen sene kurumsal yönetim konusunda derecelendirme aldık. Notumuz 8,5. Bu gerçekten iyi bir not ve kurumsal yönetim alanındaki çalışmalarımızı destekler nitelikte. Türkiye’deki uygulamalarda nerede olduğunuzu görüyorsunuz. Geçen sene not aldığımızda Türkiye’deki en iyi üçüncü nottu. Bu sene yeniden değerlendirme yapılacak. Amacımız, kurumsal yönetim alanındaki eksiklerimizin üzerinde sürekli çalışmak.
Besim MERİÇ : TAV’la ilgilenen yabancı bir şirket, kurumsal yönetim notunun 8,5 olduğunu gördüğünde algısı pozitif oluyor. Dünya ölçeğinde imajımız açısından çok etkili bir konu.
Önümüzdeki dönem hedefleriniz neler?
N.İ. : Dünyadan ve Türkiye’den yaklaşık 10 bine yakın hissedarımız var. Şirketin tamamının yüzde 44’ü borsada işlem görüyor. Hedeflerimizin rakamsal hedefler olması, performansımızın ölçülebilmesi hiç kolay değil. Aldığımız ödüllerden sonra çıtayı yükselttik ama daha iyisi için çalışıyoruz. Uluslararası standartları inceliyoruz, takip ediyoruz. Eksik olduğumuz veya bizce geliştirilmesi gereken alanları belirliyoruz. Her gün çıtayı biraz daha yükseltmeye çalışıyoruz.
Burcu GÜNHAR : İletişim kanallarını çeşitlendirmeye çalışıyoruz. İnternet sitemizi (www.tavyatirimciiliskileri.com) daha hızlı ulaşılır, daha çekici ve kolay kullanımlı hale getirdik. Farklı yatırımcı profillerine hitap edebilecek şekilde yapılandırdık, bireysel yatırımcıya kurumsal yatırımcıya, analistlere uygun düzenlemeler yaptık. Daha interaktif bir site oldu. Örneğin, analistler kendi rapor ve tahminlerini siteye yükleyebiliyorlar. Sitemizde “Yönetim Kurulu’na Sorularınız” diye de ayrı bir bölüm açtık ki, bu Türkiye’de bir ilk. Potansiyel yatırımcılar, mevcut hissedarlar veya ortaklar sorularını doğrudan Yönetim Kurulu’na iletebiliyorlar, şirketle ilgili konularda geri bildirim yapabiliyorlar.
Bu seneki Faaliyet Raporu’nda içerik açısından yenilik var mı?
N.İ. : Her yıl olduğu gibi içeriği tekrar gözden geçirdik, detaylandırdık, daha anlaşılır kılmak için sunum farklılıklarına gittik; önemli değişiklikler var: Bu yıl, dünyada ve Türkiye’de havacılık sektörüyle ile ilgili bir bölüm ekledik, strateji ile ilgili kapsamlı bir bölüm açtık. Risk yönetimini detaylandırdık ve iştiraklerimiz için önemli performans kriterlerini gözden geçirip kapsamını geliştirdik. Yatırımcıların ihtiyaçlarına nasıl daha iyi yanıt verebiliriz diye düşündük. Örneğin; daha yeni açılan bir havalimanı olduğu için Tunus’taki Enfidha Zine El Abidine Ben Ali Uluslararası Havalimanı ile ilgili olarak elimizdeki veriler daha limitli. Yatırımcılara bu havalimanının büyüme potansiyelini göstermek için demografik verilerden, havalimanının hizmet alanındaki turizm trendinden istifade ettik.
BESİM MERİÇ / Yatırımcı İlişkileri Uzmanı
Kocaeli Üniversitesi İktisat Bölümünden 2004 yılında mezun olan ve beş yıl bir yatırım şirketinde, Yatırım Danışmanı olarak görev alan Meriç, yaklaşık bir yıldır TAV bünyesinde görev alıyor. Daha önce bireysel müşterilere hizmet verdiğini belirten Meriç, TAV Havalimanları gibi kurumsal bir yapıda edindiği deneyimin paha biçilmez olduğunu söylüyor. Meriç, bireysel yatırımcının bakışını ve algısını çok iyi analiz edebiliyor ve bunun bilgisini yansıtarak ekip arkadaşlarına ve kurumuna büyük fayda sağlıyor.
BURCU GÜNHAR / Yatırımcı İlişkileri Uzmanı
Robert Koleji’nden mezun olduktan sonra ABD’de Massachusetts Eyaleti’nde Mount Holyoke College’da Uluslararası İlişkiler, Matematik ve Ekonomi dallarında öğrenim gören Günhar, daha sonra analist olarak çalıştı ve 2010 yılında TAV Havalimanları bünyesine katıldı. Dinamik bir sektör olmasından dolayı havacılık sektöründe çalışmaktan memnun olduğunu belirten Günhar, akademik ve mesleki donanım ve bilgisiyle ekipte önemli bir rol üstleniyor.