Temmuz - Eylül 2011
Havacılık Trendleri
Sayı : 21
English
French
Georgian

http://www.tavnewsport.com
İçindekiler
Anasayfa
CEO'dan
Gezi Notları
Kapak Konusu
Risk&Kontrol
İş Rotası
Havacılık Trendleri
Yönetim
TAV Dünyası »
Profesyonel
Ellerin Mucizesi
Seyahat Çantası
Sürdürülebilir Kalkınma
İçimizden Biri
Teknoloji
Ajanda »
Aktif Hayat »
Summary



OTOMATİK BOARDING KONTROLÜ: ETKİNLİK Mİ GÜVENLİK Mİ?

Elektronik Pasaportların ve biyometrik esaslı güvenlik çözümlerinin giderek daha yaygın bir biçimde benimsenmesi, dünyanın her yerinde, sınır giriş noktalarında kurulup kullanılmaya başlanılan otomatik sınır kontrol sistemlerinin sayısında büyük bir artışa yol açtı. Göz bebeği ve parmak izi tanımlanmasına dayanan sistemlere ek olarak, en son trend yüz tanımlanması; çünkü yeni e-pasaportlarda, yolcuların biyometrik verileri, karşılaştırma yapılabilmesi için çipte saklanıyor.

Otomatik sınır kontrol sistemi yolcuların biyometrik tanımlamasına dayanır. Biyometrik bir pasaport bir çip içerir ve çipte saklanan bilgiler sistemin okuyucusu tarafından kontrol edilir. Bireyin yüzünün boyutlarının karşılaştırılması için gerçek zamanlı bir fotoğrafı alınarak pasaport üzerindeki çipte saklanan fotoğrafla karşılaştırılır. Yolcular bir otomatik sınır check-in noktasından genellikle yaklaşık 15 saniye içerisinde geçerler. Bebeğiyle birlikte seyahat eden veya tekerlekli sandalye kullanmak zorunda olan yolcuların yine manuel sınır kontrol hattını kullanmaları gerekiyor. Otomatik sınır kontrol sistemlerinin kullanılmaya başlaması yolcuların işlemlerinin hızlandırılması, sınır kontrol görevlilerinin daha çok taktik konuşlanmasına olanak sağlaması ve yolcuların işlerini basitleştirilmesi gibi yararlar sağlarken güvenlik sorunlarına ilişkin sorular da kaçınılmaz olarak gündeme gelmeye başladı.

Örneğin, İngiltere ve Galler Bölgesi’nde, Birleşik Krallık Sınır Ajansı (UKBA) bir olayla ilgili soruşturma başlattı: Manchester Havaalanında, elektronik kapılardaki yüz tanımlama noktasından geçen bir yolcunun birlikte yolculuk ettiği kişiyle pasaportlarını yanlışlıkla değiş tokuş ettikleri görülmüştü. Bu yanılmaya rağmen UKBA “sınır ihlalinin meydana gelmediği ve teknolojinin işlevini doğru yapmış olduğu” ve yolcuların gözetim yapan bir göçmenlik bürosu memuru tarafından durdurulmuş olduğu açıklamasını yapmıştı.

Eğitimli memurların kullanılması da dâhil olmak üzere, hiç bir kontrol sisteminin %100 yanılmaz olamayacağının göz önüne alınması gerekir ve bu yüzden giriş kapılarının kullanıldıkları sürece sınır kontrol memurları tarafından daima gözetim altında bulunması gereklidir. Teknolojinin ve sınır görevlilerinin birlikte kullanıldıkları bir kombinasyon, geleneksel manuel sınır kontrolü karşısında hızlı ve emin bir seçenek ortaya koymaktadır.

Havayolları ve havaalanları check-in işleminden uçağa binişe kadar yolcu akışının etkinliğinin geliştirilmesini istemektedirler. 2017 yılına kadar tüm AB ülkeleri vatandaşlarının kullandıkları pasaportlar biyometrik pasaportlarla değiştirilmiş olacak ve bu diğer Avrupa ülkelerinde de otomasyon kullanımını arttıracaktır. Bu gibi otomasyon işlemleri her geçen gün daha da popüler hale gelmektedir. Otomatik sınır kontrol sistemlerinin olağan sınır kontrolünün yerini alması gerek yolcular, gerek devletler ve gerekse de havayolları ve havaalanları için, tüm tarafların kazançlı çıktığı bir çözümdür. Tek sorun güvenlik sorunu olarak gözükmektedir. Herhangi bir otomatik sınır kontrol sisteminde hatalı bir kabul veya ret işlemi meydana gelebilir. Ancak, güvenlik ihlali risklerini en aza indirmek üzere derhal duruma müdahale edecek bir memur her zaman orada hazır bulunacaktır.
Hazırlayan : Fırat Ocak / Stratejik Analiz ve Raporlama Uzmanı

  ETIKETLER:
boarding    kontrol    guvenlik    havacilik    pasaport