Ekim - Aralık 2011
Profesyonel
Sayı : 22
English
French
Georgian

http://www.tavnewsport.com
İçindekiler
Anasayfa
CEO'dan
Gezi Notları
Kapak Konusu
Risk&Kontrol
İş Rotası
Havacılık Trendleri
Yönetim
TAV Dünyası »
Profesyonel
Ellerin Mucizesi
Seyahat Çantası
Sürdürülebilir Kalkınma
ıçimizden Biri
Teknoloji
Ajanda »
Aktif Hayat »
Summary

TUFAN ALATAN İLE TERMİNALDE SOHBET

Uçabilmeyi, bir yerlere gidebilmeyi, insanın hayatta yaşadığı özel bir dinamizm olarak gören Garanti Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Tufan Alatan’ın en büyük hayallerinden biri bir gün yanına sadece pasaportunu ve cüzdanını alarak uçağa binmek.

Kendinizden ve sizi Garanti Teknoloji ile buluşturan kariyer adımlarınızdan söz eder misiniz?

TUFAN ALATAN: 1965 yılında Ankara’da doğdum. 1982’de TED Ankara Koleji’nden, 1986 yılında da ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden iyi bir derece ile mezun oldum. Yaklaşık dört yıl kadar IBM Ankara’da, kamu sektörü müşterilerine hizmet veren grupta çalıştım. Daha sonra IBM’in İstanbul Ofisi’nde satış tarafında finans sektöründe görevler aldım; büyük bankalardan sorumluydum. 1997 yılında, halen Garanti Teknoloji Genel Müdürü olan Hüsnü Erel bana iş teklifinde bulundu. IBM’den ayrılma kararı vermek kolay değildi, ancak daha rekabetçi ve zorlayıcı bir iş ortamında çalışmayı tercih ettim.

Kariyerinizdeki en önemli kilometre taşları neler oldu?
T.A.: TED Ankara Koleji dönemi, bugün sahip olduklarımın temelinin atıldığı çok önemli bir kilometre taşıdır. TED’li olabildiğim için çok şanslı olduğumu düşünüyorum. Başarı için en temel yetenek ve değerlere, ODTÜ ve IBM yıllarımda sahip oldum. ODTÜ’de analitik düşünmeyi, işimin gerekliliklerini ve çalışmanın ne kadar büyük bir erdem olduğunu; IBM’de müşteri odaklı yaklaşımı ve güçlü iletişim kurabilmeyi öğrendim. Garanti Teknoloji ise gerçekten çok boyutlu bakabilme yeteneğini kazandığım yerdir. Satın alma sürecine dahil olduğum için pazarlık kabiliyetlerimi de burada geliştirdim. Bütün bu adımlar benim için çok önemli kilometre taşları oldu.

Meslek seçiminizi nasıl belirlediniz?
T.A.: 1980’li yıllarda her Türk genci gibi beni de tesadüfler yönlendirdi. Lise son sınıfta, bilgisayar mühendisi bir akrabamın, bilgisayar sektörünün geleceğinin parlak olacağına dair önerisini bir şekilde aklımda tuttum sanıyorum. Sınavdan sonra yakın arkadaşlarımla birlikte yemeğe gittik. Tamamının ilk tercihi Hacettepe Tıp Fakültesi olacaktı. Benim de ilk tercihimi aynı şekilde yapmam için çok ısrar ettiler. Sadece söz verdiğim için ilk sıraya Tıp Fakültesi yazdım, ama neyse ki asıl gönlümde yatan bilgisayar mühendisliğini kazandım. Bugün baktığımda da yaptığım seçimden mutluyum.

Bir yıl içinde kaç defa yurtdışı uçuşu gerçekleştiriyorsunuz, ne amaçla?
T.A.: Yılda üç ile beş kez iş amaçlı üç kez de ailemle birlikte planladığım turistik amaçlı yurt dışı seyahatlerim oluyor. İş için, yeni teknolojilerle tanışma amacıyla, seyahat ediyorum. Uluslararası büyük fuar etkinliklerinin ilgimi çeken oturumlarına katılıyorum. İş ya da turistik amaçlı, her türlü seyahatin ilham verici olduğunu düşünüyorum.

Uzun uçuşlarla başa çıkmak için neler önerirsiniz?
T.A.: Açıkçası uzun süre uçmaktan pek keyif almıyorum ve tatil için genellikle Avrupa’yı tercih ediyorum. Ancak son iki yıldır, iş için daha çok Amerika ve Japonya rotalarına seyahat ettim. Özellikle Japonya seyahati bitmek bilmedi. Ben uyuyamıyorum, bu nedenle, bir kitap bitirdim, bir kaç tane film izledim, ama nafile… Uçuşun bitmesine dört saat kaldığında, “İyi az kaldı” diye düşündüğümü hatırlıyorum. Son Amerika uçuşumda ise yıpratıcı bir ‘jet lag’ yaşadım ve bir gün boyunca hiç uyuyamadım. Melatonin almamı önerdiler ve gerçekten de işe yaradı. Artık ‘jet lag’ yaşamayı önlemek için uçağa binerken melatonin alıp uçakta uyumayı tercih edeceğim. Herkese de öneririm.

Güvenlik geçişlerinde zaman kaybetmemek için ne gibi önlemler alıyorsunuz?
T.A.: Otomobilimi havalimanının otoparkına park eder etmez, x-ray cihazından geçerken üzerimde olmaması gereken her şeyi çıkarıyorum. Böylece, güvenliğe ulaştığımda tamamen hazır oluyorum. Kısa süreli bir seyahate çıkıyorsam yanıma mümkün olduğunca az eşya almaya özen gösteriyorum. Bagaja çanta vermemeyi tercih ediyorum ama bunu her zaman başardığım söylenemez. Yanımda eşya taşımayı pek sevmediğim ve fazla yer kapladığından takım elbisemi giyerek seyahat etmeyi tercih ediyorum. Aslında şöyle bir hayalim var; filmlerdeki gibi sadece cüzdan ve pasaportla seyahat edebilmek. Sanırım gerçekleşemeyecek bir fantezi…

Uçuş öncesinde terminalde vakit geçirmeyi sever misiniz?
T.A.: Kesinlikle. Yurtdışı uçuşlarda standart süre 2 saattir ya, ben genellikle 2,5 saat önce gelirim. Hemen kontrollerden geçerim. Eskiden, Garanti Bankası’nın Lounge’una ya da business sınıfı ile uçuyorsam THY’nin CIP salonuna gitmeyi tercih ediyordum. Ancak son zamanlarda İstanbul Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminal’nin keyifli dünyasını da keşfettim. D&R’dan dergi-kitap alarak Starbucks’ta oturmayı daha çok tercih edebiliyorum. Dünyada pek çok yerde yeni havalimanları yapılıyor, ama İstanbul Atatürk Havalimanı’nı modern, rahat ve bize yakışan bir havalimanı olarak çok beğeniyorum. Ankara Esenboğa Havalimanı da mimarisiyle beni çok etkiliyor.
İşyerimiz Güneşli’de olduğu için, bazen trafiğe takıldığımda kalkan uçakları izliyorum ve gittikleri yerleri düşlüyorum. Havalimanları, bana özgürlüğü anımsatıyor.



ÇANTANIN MÜDAVİMLERİ
“Son yıllarda sporu hayatımın önemli bir parçası haline getirdim. Bu nedenle çantamda mutlaka bir koşu ayakkabısı ve otelin havuzunda yüzebilmek için gerekli eşyalarım olur. Çantamın bir diğer müdavimi de o sırada okumakta olduğum kitaplardır. Şu anda Andre Agassi’nin otobiyografisini ve George Friedman’ın “Gelecek 10 yıl” isimli kitabını okuyorum. Friedman’ın “Gelecek 100 yıl”ını da okumuştum, Türkiye’nin geleceğinin parlak olduğunu düşünen bir yazar.”



  ETIKETLER:
turan-altan