Strateji geliştiremeyen şirketler kısa ömürlü olmaya mahkûmdur. Ancak en iyi stratejiler bile, onları en iyi şekilde uygulayabilecek insanlar olmadan anlamsızdır.
“Çalışma ve düşünce kapasitesi en fazla olan kişi başarmaya en yakın kişidir.” - Henry Ford
Ölçeği ve alanı ne olursa olsun, şirketlerin temel amaçları kar elde etmek ve karlılıklarını kesintisiz olarak sürdürebilmektir. Bir şirketin kurulması ve faaliyete geçmesi için maddi sermaye çok büyük ölçüde önemli olmakla birlikte, en az onun kadar önemli olan bir sermaye türü de “insan”dır. Uzun vadeli başarı elde edebilmek için stratejilerin belirlenmesi gerekir. Stratejiler bazen kıyasıya mücadele edilmesi gereken bir piyasada rakiplere üstünlük sağlamak, bazen de düşülen bir darboğazdan çıkmak için geliştirilebilir.
“Direnişimiz uzun ve acılı olacaktır, bununla birlikte ne kadar uzun sürerse sürsün Vietnam tam anlamıyla bağımsız ve bütünleşmiş olmadan sona ermeyecektir.” - Ho Chi Minh
İyi bir strateji için öncelikle; açık, sade, tutarlı ve uzun vadeli planlara, sonra rekabet ortamının analizine ve daha sonra da rakiplere karşı üstünlük yaratacağı düşünülen güçlü alanların tespit edilmesine ihtiyaç vardır. Ancak bu sayılanların tamamı, tasarlanan stratejinin etkin olarak uygulanabilmesine bağlıdır (Robert M Grant-Contemporary Strategy Analysis). İnsan, bu nedenle başarı için en önemli unsurların başında gelmektedir.
Vietnam komünistlerinin, Amerikan ve Fransız askeri gücünü ve onların kıyaslanamaz finansal ve teknolojik imkanlarını alt ederken kullandığı en büyük silah, inanç ve motivasyon üzerine kurulu uzun süreli bir stratejiydi. Yani insan faktörü, Vietnamlılar’a savaşı kazandırdı.
“Birçok insan için hayatın en sıkıntı yaratan kısmı diğer insanların davranışlarını anlamaya muktedir olamamaktır.” -Richard Carlson
Şirketler kar elde etmek için kurulmuş organizasyonlar olsa da tıpkı aileler gibi bireylerden oluşmuş sosyal topluluklardır. Başarı, bireylerin birbirleriyle ne kadar doğru, etkin ve sıkı bir biçimde bir araya geldiğine bağlıdır. Başarı için bireylerin güçlerini ortak bir amaç etrafında birleştirmesi gerekir. Güçlü liderler bireylerin güçlü yanlarını anlamak ve onlardan azami ölçüde verim almak durumundadır. Olumlu yönlerin ortaya çıkarılması teşvik edilmesi olumsuz yönlerin eğitim yolu ile giderilmesi gerekir.
Günümüz dünyasında liderlik şekilleri de doğal olarak değişmek zorunda kalmıştır. Karmaşık sorunların tek bir kişi tarafından çözümlenmesi mümkün olmadığı için mevcut tüm entellektüel birikim ve zihinsel güçten yararlanılması kaçınılmaz olmuştur. O nedenle de motive eden, vizyonu olan, katılımcılığı teşvik eden ve insanların davranışlarını analiz edebilen lider tipleri bu yüzyıla damgasını vurmaya başlamıştır.
Mutsuz, motivasyonunu ve inancını kaybetmiş, bilgi birikimini işine yansıtmaya imkan bulamayan çalışanlar, maddi külfet olmaktan öteye geçemeyecektir. 21. yüzyılda kalifiye insanın önemi daha da fazla kendini gösterecektir. Başarılı olmak isteyen şirketler insan kaynaklarını ve insan kaynaklarına ilişkin risklerini doğru ve etkin yürütmek zorundadır.