ağustos - eylül 2009
Aktif Hayat
Sayı : 12
English
French
Georgian

http://www.tavnewsport.com
İçindekiler
Anasayfa
CEO'dan
Gündem »
Gezi Notları »
Kapak Konusu
Risk&Kontrol
İş Rotası
Havacılık Trendleri
Yönetim
TAV Dünyası »
Sağlık
Cin Fikirler
Yaşam Döngüsü
Sosyal Bilgiler »
Güçlü Halka
Hayat Rotası
Ellerin Mücizesi
Ajanda »
Aktif Hayat »
Platform
Summary
Port Anket

Scuba: Başka bir dünyaya yolculuk

TAV Havalimanları Holding'de Bütçe ve Planlama Müdürü olarak çalışan Kaan Sertcan, stres altında doğru ve hızlı karar verme, soğukkanlılığını ve disiplin anlayışını kaybetmeme özelliklerini hem işinde hem de dalış sporunda devam ettiriyor.

 TAV'lı olma sürecinizden bahsedebilir misiniz?

KAAN SERTCAN :  2006 Ağustos ayında TAV Havalimanları Holding’deki yaşantım, nefes alma sürecim başladı. Ama öncesinde de TAV'a hep bir sempatiyle bakıyordum.1998 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İşletme Bölümü'nden mezun oldum. Daha sonra İÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde Uluslararası İşletmecilik üzerine yüksek lisans yaptım. Yüksek lisans yaparken audit yani denetim sektöründe çalışıyordum. Sekiz senelik audit deneyiminin ardından TAV'a Bütçe Şefi olarak transfer oldum. Finansal analiz ve kontrol üzerine audit sektöründe pekiştirdiğim bilgileri bu kanatta kullanmaya başladım.

 Mesleğinizin hangi özelliği sizi çekiyor?

KS :  Üniversite yıllarından beri hep şunu söyledim; Benim muhakkak bir şeyleri kontrol altına almak üzerine çalışmam lazım. İşin içerisinde hem rakam olmalı hem de bu rakamlar kontrol altında tutulmalı. Yani istediğim bir şeyi yaptım.

 Dalış sporu, işinizdeki ruh haliyle örtüşen bir spor mu? Yani hızlı karar verebilmek ama sakin de kalabilmek belki dalgıçlıkla örtüşüyordur, ne dersiniz?

KS :  Dalış sporu için farklı teknik tanımlar yapılabilir ama bence en uygun tanım, başka bir dünyaya yapmış olduğunuz bir yolculuk. Dalış sporu belli limitler içinde yapabildiğiniz bir spor: Sınırlı bir havayla, belli bir mesafede, belli bir derinlikte ve belli bir sürede kalabileceğiniz bir yerdesiniz. Her şey planlı olmak zorunda. Çünkü dalış demek, kurallar silsilesi demek.

 Dalış sporuna nasıl başladınız?

KS :  Çok küçük yaşlarda ailemin desteğiyle yüzme sporuna başladım. Daha sonra dalışa merak salmaya başladım, 15-16 yaşlarında paletle, şnorkeli takıp balıkları, minareleri izliyordum. Daha sonra bu hobiyi serbest dalış sporuna çevirdim. Benim tüplü dalışla tanışmam 2006 senesinde gerçekleşti. Ayvalık'ta bir arkadaşlarımın yaptığı tüplü dalışlara iştirak ettim. İşte o gün hayatım değişti. Deneme dalışı yaptım ve büyülendim.


"Biz balıkadamlar, suda sadece hava kabarcıklarımızı bırakırız ve zamandan başka hiçbir şeyi öldürmeyiz"
Yeni başlayacaklara öneriler:
Dalış sporunu yapmak için 14 yaşından büyük olmanız ve sağlık sorununuzun olmaması yeterli. Fakat bilmediğiniz bir rahatsızlığınız olabilir. Muhakkak bir Kulak- Burun - Boğaz doktoruna ayrıca ciğerlerinizin kapasitesini ölçmek için sualtı hekimine gitmenizde fayda var. İkinci olarak da sualtında bir deneme dalışı yapıp bu sporu sevip sevemeyeceğinizi öğrenin.

Bilgi için:
Türkiye sualtı sporları federasyonu
www.tssf.gov.tr

Dünya sualtı sporları konfederasyonu
www.cmas.org
Pruva Dalış Merkezi
www.pruvasualti.com


 Tüplü dalışın serbest dalıştan ne farkı var?

KS :  Serbest dalışta ciğerinizdeki havayla derinliğe iniyorsunuz ve çok kısıtlı bir zamanınız oluyor. Hiperventilasyon denilen bir risk var, yani suyun üstünde sık ara ve derin nefes alıp inerseniz, ciğerinizi ve beyninizi kandırmış oluyorsunuz. Belli bir süreden sonra oksijenin bittiğini vücut algılayamıyor ve çıkış anında da sığ su bayılması denilen bir bayılma olayı gerçekleşebiliyor. Serbest dalış böyle riskler taşıyabiliyor. Fakat tüplü dalış öyle değil. Evet, teşhizatlı bir şekilde giyinip kuşanıp aşağıya iniyorsunuz ama 35 dakika, 45 dakika aşağıda dolanma süreniz var. İstediğiniz şeyi elinizdeki fenerle inceleyebiliyorsunuz. Bu beni büyülemişti. Daha sonra brövelerimi alıp üç yıldız balık adam oldum. Üç yıldızdan sonra, Dünya Dalış Federasyonu CMAS (Dünya Sualtı Aktiviteleri Konfederasyonu)'nun vermiş olduğu üç yıldız bröveyi aldıktan sonra dalış sporuna iyice gönül verdim. Bu noktadan sonra isterseniz eğitmen olabilirsiniz. Veya mağara dalışında, batık dalışında veya fotoğrafçılıkta uzman olursunuz.

 Dalış sporunun kurallarından bahsediyorduk...

KS :  Evet, örneğin herkesin dalışta bir body'si olur. Body'nle aranda en fazla bir metre mesafede, kol mesafesinde olmak zorundasınız. Maksimum dalış derinliği önceden belirlenir. Bu derinlikten aşağı inmemek gerekir. Dalış lideri, dalış ekibinin sevk ve idaresini sağlar, herkes onu takip eder. Kimse ondan ne daha aşağı ne daha yukarı bir derinlikte olamaz. İşte bu kurallar silsilesi insanı disipline ediyor. Dalıştan önce, teorik ve havuz eğitimlerinde her şeyi öğreniyor ve tatbik ediyorsunuz. Öyle bir dünyaya giriyorsunuz ki insanlarla bağırarak veya konuşarak iletişim kurmanız mümkün değil; Dalış doğru zamanda, doğru hareketi yapıp, doğru iletişim kurmayı öğretiyor. En önemli kaide panik olmamak, rahat olmak. Suyun sakinleştirici bir etkisi de var. Kan dolaşımınız yavaşlıyor, yerçekimsiz bir ortamda asılı duruyorsunuz. Çok huzur verici bir olay.

 Dalmaktan en çok hoşlandığınız yer neresi?

KS : Önce Türkiye'deki her yerde dalış yapayım sonra yurtdışında, Tayland'da, Bali'de, Sharm el Sheikh'de dalarım diye düşündüm. Ülkemizin sualtı güzellikleri çok zengin. Kaş, Bodrum, Çeşme, Saroz, Ayvalık... Mesela Ayvalık'ta dünyada bir benzeri daha olmayan kızıl mercanlar vardır. Deli Mehmet diye adlandırılan bir bölge vardır ve oraya ancak üç yıldızlı balıkadamlar girebilirler. 35 metreden 42 metreye kadar kızıl mercanlar, kırmızı mercanlar görürsünüz. Bu bölgede ancak eğitim amaçlı dalış yapılabilir.

 Bu sporlar doğaya saygılı olmayı da öğretiyor değil mi?

KS : Scuba'da yani tüplü dalışta temel kaide zıpkının olmamasıdır. Veya suyun altında görmüş olduğunuz herhangi bir deniz kabuğunu çıkartamazsınız. Suyun altından hiçbirşey çıkarmamak, hiçbir şeye zarar vermemek balıkadamların sloganlarıdır. Bizler suda sadece hava kabarcıklarımızı bırakırız ve zamandan başka hiçbir şeyi öldürmeyiz. Biz her şeyden önce balık öldürmeye, canlılara zarar vermeye karşı duran bir mesleği yapıyoruz.

 Siz dalış sporuna hangi noktada devam ediyorsunuz?

KS : Ben dalış sporuna Pruva Dalış Merkezi'nde asistan olarak devam ediyorum. Şu sıralar yamaç paraşütü yapmayı, yelkenciliğe başlamayı düşünüyorum. Bir kere bu sporlara başlayan kişi zaten sonuna kadar gidiyor. Sualtı sporlarındaki hedefim de eğitmen olmak ve bu işe gönül verecek insanları balıkadam olarak yetiştirmek.
  ETIKETLER:
scuba    dalis    spor    sualti-sporlari    tuplu-dalis    tav    havalimanlari