Amelia Earhart’a ait Vega, müzede emekliliğin tadını çıkartıyor. Sahibesi o kadar şanslı değildi.
Lockheed Vega, aslen askeri amaçla tasarlanmış, tek motorlu ve dört yolcu taşıyabilen bir uçak. Ancak tanınıp da Lockheed’e isim yaptırmasının asıl nedeni, Amelia Earhart’ın bu uçakla ünlü solo uçuşlarını gerçekleştirmesi.
Yıl 1913. İki kardeş; Allan ve Malcolm Loughead, doğu kıyısındaki Kuzey Carolina’da bulunan Kitt Hawk’da Wilbur ve Orville Wright kardeşler ilk motorlu uçuşu gerçekleştirdikten çok da uzun bir süre geçmeden, “doğulu uçar da batılı uçamaz mı?” diyerek, batıdaki California eyaletinin San Fransisco kenti semalarına havalandılar.
1932’de Fledgling Uçak Sanayi adlı firmayı satın aldıklarında Ticaret Sicil Odası’ndaki memura soyadlarını doğru dürüst yazdıramamış olma ihtimalleri çok kuvvetli. Çünkü anlı şanlı ata adlarını Lockheed olarak değiştirme ihtiyacı hissetmişler.
Ünlü Wright uçak fabrikasına ve bir süre de Glenn Martin’in kurduğu Martin uçak fabrikasına bağlı çalıştıktan ve kavgalı âşıklar misali ayrılıklar ve tekrar birleşmeler yaşandıktan sonrası ise Amerikan uçak üreticilerinin tipik tarihçesi olarak karşımıza çıkıyor!
* İşte Earhart bu uçakla dünyayı dolaşmaya çalışırken, Hawaii ile Avustralya arasındaki minicik Howland Adası üzerinde kayboldu.
* China Clipper
* Katil ve maktul yan yana… Amiral Yamamoto ve Lockheed P–38 Lightning
* Constellation ya da havacıların platonik aşkı, Connie.
Tek tük uçaklar, inişli çıkışlı bir süreç ve nihayet çıkış noktası: Lockheed Vega!
Lockheed Vega, aslen askeri amaçla tasarlanmış, tek motorlu ve dört yolcu taşıyabilen bir uçak. Ama tanınıp da Lockheed’e isim yaptırmasının asıl nedeni, Amelia Earhart’ın bu uçakla ünlü solo uçuşlarını gerçekleştirmesi. Derken PanAm Hava Yolları’nın deniz uçakları filosunu kurarken kullandığı, ünlü China Clipper uçan teknesini yapıp parlayıveriyorlar.
Tatsız da olsa 2 Temmuz 1937 günü, Lockheed yine unutulmaz bir üne kavuşuyor: Amelia Earhart, dünya turu atan ilk kadın pilot olma yolunda ilerlerken, bir Lockheed Electra ile Pasifik’ teki Howland Adası etrafında kaybolup gidiyor.
Derken her uçak üreticisinin hayali olan “savaş dönemi” gelip çatıyor ve Lockheed, gerçekten de şaheserler yaratmaya başlıyor. B–26 Marauder gibi bombardıman uçakları ve ünlü Japon Amirali Isoroku Yamamoto’nun uçağını düşüren P–38 Lightning çift kuyruklu avcı uçağı gibi.
Savaştan hemen sonra ise, her romantik havacının âşık olacağı kadar güzel bir tasarım ortaya çıkıyor: L–1049 Super Constellation ya da havacıların ona olan sevgilerini içtenlikle belirtmek için verdikleri adıyla “Connie”.
Günümüzde ise Lockheed, hala Martin ile mutlu bir evlilik sürdürüyor ve tasarımlarına devam ediyor.
Havacılıkta şu deyim durumu çok güzel açıklıyor: “Mükemmel uçağın yapılması için onu Lockheed tasarlamalı, Boeing imal etmeli ve McDonell Douglas (ki artık Boeing’e ait) pazarlamalıdır.”
Sonra da yakın kuşağın da hatırlayacağı isimler geliyor Lockheed’den.
L1011 Tristar, S–3 Viking, U–2 Dragon Lady ve SR–71 Blackbird casus uçakları, F–104 Starfighter, C–141 Starlifter, C–130 Hercules, C–5 Galaxy ve tabii F–117 Nighthawk hayalet uçağı. Bu arada belirtelim, gizli askeri havacılık projeleri ile ünlü Skunkworks, Lockheed’ in kurduğu bir birim.
Ne var ki çirkin bir olay bu üne gölge düşürmekte gecikmiyor. Alman, İtalyan, Hollanda ve Japon hükümetlerine, ihalelerde F–104 Starfighter savaş uçaklarının tercih edilmesi için muazzam miktarlarda rüşvet verildiği ortaya çıkıyor. Ve sıkı durun; bu rüşvetler zinciri, 1950’lerin sonlarından 1970’lere dek sürüyor, yani neredeyse 20 yıl!
Bu skandalın patlak vermesi ve ticari bir fiyasko olduğu ortaya çıkan L–1011 Tristar’ ın başarısız satış grafikleri ile yatırımları boşa çıkarması sonucu Lockheed iflasın eşiğine geliyor.
* Türk Hava Kuvvetleri’ne ait bir F–104 Starfighter
* Türk Hava Kuvvetleri’ne ait bir C–130 Hercules
* Dünyanın en büyük askeri kargo uçağı: C–5 Galaxy
* Lockheed’ in “Altın Çocuğu” ve SkunkWorks’ün kurucusu: Clarence “Kelley” Johnson.