Uçaklara ilginiz nasıl başladı?
GÖKHAN SARIGÖL:
Uçaklara ilgim 80’li yıllarda, çocukluk dönemimde başladı. Anneannemlerin evi Şenlikköy’deydi. Buraya gelip uçakları seyrediyordum. O zamanlar PanAmerican Havayolları’nın büyük 747 uçakları gidip geliyordu. Zaman içinde uçak dergileri ve fotoğraflarıyla ilgilenmeye başladım. Arkasından uçak modelleri koleksiyonuna başladım.
Pilot olmayı düşünmediniz mi?
GÖKHAN SARIGÖL:
Pilot olmayı hiç düşünmedim. Zaten, pilot olduğunuzda hobilere pek vaktiniz de kalmıyor. Henüz 16 yaşındayken havalimanında çeşitli şirketler için çalışmaya başladım. 1986 yılından bu yana havacılığın içindeyim. Bunun 10 yılında da çeşitli ülkelerdeki havayolu firmalarında görev aldım. 1996’dan bu yana da FLY Service’in yönetimini sürdürüyorum.
FLY Service ne gibi hizmetler veriyor?
GÖKHAN SARIGÖL:
FLY Service’de 60’a yakın yerli yabancı havayolunun Türkiye’deki mümessilliğini yapıyoruz. Onların Türkiye’deki yer hizmetleriyle olan anlaşmalarını yürütüyoruz, Ulaştırma Bakanlığı’ndan slot dediğimiz iniş kalkış saatleriyle ilgili izinlerini alıyoruz, ikram yakıt hizmetlerini ayarlıyoruz, bazı havayollarının genel satış acentalığını da yapıyoruz.
Ticari havacılık tarihiyle ilgili bir kitap yapmaya nasıl karar verdiniz?
GÖKHAN SARIGÖL:
Kitap, çocukluğumdan beri kafamda olan bir projeydi. Uçaklarla ilgili koleksiyonuma başladığımda sivil havacılığı tanıtan hiç bir yazılı belge bulamıyordum. Böylece ben de, böyle bir kitap yapmayı düşlemeye başladım. Son beş yıldır da bu düşü projelendirdim. Kitap sayesinde, şimdiye kadar su yüzüne çıkmayan bir devri herkesle paylaşma olanağı bulduk. Türk ticari havacılık tarihinin çocukluk ve gençlik yılları olarak kabul ettiğimiz 1909-1967 yılları arasını kapsayan ve 'pervaneli uçak dönemi' olarak bilinen dönem, elimizde tuttuğumuz bu ilk ciltte anlatılıyor. İkinci kitap 1967 – 1993, üçüncü kitap da 1993’ten günümüze kadar olan dönemi yansıtacak.
Benim bir de model uçak koleksiyonum var. İş yerimin en alt katı bir müzeye dönüştürülmüş durumda. Sponsorumuz TAV Havalimanları ile birlikte, şu an Atatürk Havalimanı’nda devam eden fotoğraf sergisinin ardından yine bu dönemi kapsayan bir model uçak sergisi de açmayı planlıyoruz.
Pervaneli uçak modellerini bulmak zor olmuyor mu?
GÖKHAN SARIGÖL:
Çok zor. Onlar en az 50 – 60 yıllık metal döküm modeller. O zamanın teknolojisi şimdi rezin dediğimiz plastik karışımı maddeye sahip olmadığı için bu model uçaklar metalden yapılıyordu. Maliyetli olduklarından çok az sayıdalar. Şimdi de fiyatları 2–3 bin Euro’ya kadar çıkıyor. Benim koleksiyonumda yüze yakın böyle model bulunuyor. Yurt dışındaki fuarlardan, antika dükkanlarından, açık artırmalardan ve e–bay’den satın alıyorum. Türkiye’de bulmak gerçekten çok zor.
Sizce sergideki en ilginç fotoğraf hangisi?
GÖKHAN SARIGÖL:
1953 yılında Yeşilköy Havalimanı’na inmiş Brezilya Havayolları’na ait bir uçağı gösteren fotoğrafı çok seviyorum. O tarihte Brezilya’dan kalkıp gelmiş bir uçağa ait olması benim için çok heyecan verici.
Kitapları birbirinden ayıran 1967 ve 1993 tarihlerini nasıl seçtiniz?
GÖKHAN SARIGÖL:
1909'da başlayan dönemi, 1967 yılında Türkiye'de DC9-10 tipi uçağın hizmete girmesiyle sonlandırdık. Çünkü bundan sonra jet çağı başladı. 1993’te ise ben, Türkiye’de ilk sivil havacılık dergisini çıkardım. “Turkish Aviation” adındaki bu dergi üç sene boyunca yayına devam etti.
Ayrıca bu tarihte THY ilk Airbus uçaklarını alıp non stop Amerika uçuşlarına başladı.
|