aralık - ocak 2010
Yaşam Döngüsü | kopenhag | 
Sayı : 14
English
French
Georgian

http://www.tavnewsport.com
İçindekiler
Anasayfa
CEO'dan
Gündem »
Gezi Notları »
Kapak Konusu
Risk&Kontrol
İş Rotası
Havacılık Trendleri
Yönetim
TAV Dünyası »
Sağlık
Cin Fikirler
Yaşam Döngüsü »
Sosyal Bilgiler »
Teknoloji
Güçlü Halka
Hayat Rotası
Ellerin Mücizesi
Ajanda »
Aktif Hayat »
Platform
Summary
Port Anket

İş dünyasının da sürdürülebilir kalkınma önceliği "SU"
Geçtiğimiz ay Avrupa Birliği tarafından yayımlanan su raporu ve beraberinde konunun öncelikli olarak değerlendirileceğinin açıklandığı makale, ilgili ülke delegasyonlarının internet sitelerinde de yayınlandı. Konuya, sadece devletler, kamu ya da sivil toplum örgütleri değil iş dünyası da hassasiyetle yaklaşıyor.

Avrupa Birliği'nin (AB) son yayımlarında, 21. yüzyılda önceliğin su sorunu olduğu vurgulanırken, bir süredir faaliyetlerine hız veren iş dünyası da sürdürülebilir kalkınma organizasyonlarıyla birlikte harekete geçti. AB Türkiye Delegasyonu internet sitesinde de yayımlanan makaleden derlenen bilgiye göre, AB su kirliliğini önlemek ve su kıtlığından sakınmak için çözümler arıyor. Dünya Sürdürülebilir Kalkınma iş Konseyi (WBCSD) ve yerel ayağı Türkiye iş Dünyası Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (TBCSD) de iş dünyasının su kaynaklarındaki azalma ile birlikte yaşayacağı dönüşüme dikkat çeken rapor ve yayımlarıyla konuya katılım gösteriyor. Konuyla ilgili WBCSD ve TBCSD'nin bazı yayınlarını, sf. 61'de yer alan "Yaşadığımız Dünya" başlıklı bölümde bulabilirsiniz.
Türkiye'deki AB Türkiye Delegasyonu internet sitesinde yayımlanan ve su yönetiminin, yani su kaynakları ile tatlı ve tuzlu su eko sistemlerinin korunmasının, Avrupa'da çevre koruma faaliyetlerinin köşe taşlarından birisi olduğu bildirilen söz konusu makale, çözüm arayışlarına da değiniyor. AB düzeyindeki vatandaş, iş dünyası ve sivil toplum örgütleriyle ortak eylemlerin, ulusal sınırları aşan su sorunun ele alınmasında hayati önem taşıdığı da belirtiliyor.
Makaleye göre Avrupa Komisyonu'nun yeni su politikasıyla ''kirletilmiş suyun tekrar temiz hale getirilmesi ve suların temiz tutulmasının sağlanması'' öncelikli olarak amaçlanıyor. ''Su kirliliği, suyla ilgili tek tedirgin edici olgu değildir. Su kıtlığı, kuraklık ve seller de diğer büyük sorunlardır. Sıcaklık arttıkça, su rezervleri özellikle Güney Avrupa'da düşecektir. Daha şimdiden, aşırı sıcaklık ve kuraklık, yağmur ve seller Avrupa'nın birçok bölgesini etkiliyor'' denilen makalede suyla ilgili kaygıların, yeni su politikası çerçevesinde su tasarrufuyla ilgili her türlü stratejide yer alması gereken AB vatandaşları ve iş dünyası tarafından da paylaşıldığı bildiriliyor.

KOPENHAG'DAKi KONFERANS
Avrupa Komisyonu'nun, yeni su politikası çerçevesinde geliştirdiği kampanyalarla, gençlerin ilgisini iklim değişikliklerine çekmek istediği ifade edilen makalede, gençleri, internet yayınları, internet oyunları ve iklim değişikliğine karşı verilen savaşı anlatan kitapçıklar aracılığıyla, 7 Aralık'ta Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da düzenlenecek, iklim Konferansı'na katılmaları için seferber edeceği belirtiliyor. Su ile ilgili gelecekte olumsuzlukların yaşanmasının önüne geçebilmek için bazı araçların kullanıldığı ifade edilirken, su sorunuyla ilgili bilgi toplama ve önlem amaçlı kurulan bu araçlar şöyle sıralanıyor: ''Su çerçeve direktifi; Avrupa çapındaki temiz su kaynaklarının korunması ve ıslahı ile bu kaynakların uzun vadeli ve sürdürülebilir kullanımı için yasal bir çerçeve oluşturuyor. Direktif, su yönetimi için bazı yenilikçi ilkeler getiriyor; bunlar arasında kamunun planlamaya katılımı ve su hizmetlerinin maliyetinin karşılanmasını da içeren ekonomik yaklaşımların su yönetimine entegrasyonu yer alıyor. 2002'de Johannesburg'da yapılan Dünya Sürdürülebilir Kalkınma Zirvesi'nde Avrupa Birliği Su Girişimi (EUWI) oluşturulmuştur. EUWI, ulusal hükümetlerle, donörlerle, su endüstrisiyle, sivil toplum kuruluşları ve diğer paydaşlarla bir ortaklık yaklaşımı benimseyen uluslararası bir siyasi girişimdir.''

Ankara Esenboğa'da "SU" notları!

• Terminal içinde ve havalimanının mevcut diğer birçok tesisinin atık suları, işletmesi yapılan, 3600 m3/gün kapasiteli Atık Su Arıtma Tesisi'nde gerçekleştiriliyor. Atık Su Arıtma Tesisi'ne, yaz ve kış dönemlerinde günlük 1400-2000 m3 atık su geliyor, nitrifikasyon havuzunda azot ve fosfatı kırılıp havalandırma havuzlarına alınıyor. Havalandırma havuzlarında biyolojik işleme tabi tutulan atıksular yüzde 90 oranında arıtılıp, çökeltme havuzlarına geçiriliyor. Arıtılan temiz su, klorlama havuzunda klorlanıp, kum filtrelerinden geçiriliyor ve 600 tonluk çim sulama deposuna aktarılıyor. Sisteme gelen 1000-1400 m3/gün’lük atık su yüzde 99 oranında arıtılarak, havalimanının çimlerinin sulanmasında kullanılıyor.

• Terminal mutfaklarında oluşan bitkisel atık yağlar haftalık olarak lisanslı Geri Dönüşüm firmasına veriliyor. Bu sayede hem ülke ekonomisine katkıda bulunuluyor, hem de, 1 damlası 1 m2 su yüzeyini kirleten atık yağlar geri kazanılarak, su kirliliğine engel olmayı sağlayıcı bir adım atılıyor.

• inşaat sırasında alınan foto hücreli armatürler sayesinde, kamusal tuvalet alanlarındaki gereksiz su kullanımının önüne geçilerek, yaklaşık % 25 su tasarrufu sağlanıyor.

   ETIKETLER:
su    su-sorunu    rapor    kopenhag    konferans    ankara    esenboga    kalkinma   
tbcsd    wbcsd